Konu Anlatımı / Ders Notu

Osmanlı Devleti’nin 1683-1789 Siyasi ve Askerî Mücadeleleri Konu Anlatımı

II. Viyana’dan Küçük Kaynarca’ya Osmanlı Devleti’nin 1683-1789 arasındaki siyasi ve askerî mücadelelerini neden-sonuç ilişkileriyle ayrıntılı öğrenin.

Osmanlı Devleti’nin 1683-1789 Yılları Arasındaki Siyasi ve Askerî Mücadeleleri

XVII. yüzyılın sonlarından XVIII. yüzyılın sonuna uzanan dönem, Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki askerî ve siyasi dengeler karşısında yeni şartlarla yüzleştiği bir süreçtir. Bu dönemin gelişmeleri yalnız tek tek savaş ve antlaşmaların sıralanmasıyla anlaşılamaz. Devletin merkezî otoritesinde yaşanan zayıflamalar, uzun savaşların hazineyi zorlaması, Avrupa devletlerinin silah ve savaş düzenlerini geliştirmesi, çok cepheli mücadeleler, tımar düzenindeki çözülmeler ve artan vergi yükleri askerî sonuçları doğrudan etkilemiştir.

1683-1789 döneminde Osmanlı dış politikasının temel gündemlerinden biri Orta Avrupa’daki konumunu korumak, bir diğeri ise Rus Çarlığı’nın Karadeniz’e ve güneye doğru genişlemesini sınırlamaktı. Venedik ve Lehistan da bu güç mücadelesinin önemli taraflarıydı. 1683 II. Viyana Kuşatması’yla başlayan büyük kırılma, Kutsal İttifak savaşları ve Karlofça Antlaşması’yla yeni bir safhaya geçti. XVIII. yüzyılda Prut, Pasarofça, Belgrad ve Küçük Kaynarca antlaşmaları Osmanlı Devleti’nin bu değişen güç dengelerine verdiği askerî ve diplomatik cevapları gösterdi.

1683 Öncesinde Osmanlıların Avrupa ve Kuzey Siyaseti

II. Viyana Kuşatması’ndan hemen önce Osmanlı Devleti Avrupa ve Karadeniz çevresindeki etkisini korumaya çalışıyordu. Köprülü Mehmed Paşa ve Köprülü Fazıl Ahmed Paşa dönemlerinde askerî ve mali düzenlemeler fetih gücünü yeniden canlandırmıştı.

Bu süreçte:

  • Varad 1660’ta,
  • Uyvar 1663’te,
  • Girit 1669’da,
  • Kamaniçe 1672’de,
  • Çehrin 1678’de

Osmanlı hâkimiyetine girdi.

Uyvar’ın alınmasının ardından 1664 Vasvar Antlaşması imzalandı ve Osmanlı Devleti Macaristan’daki en geniş sınırlarına ulaştı. 1672 Lehistan Seferi sonrasında Bucaş, 1676’da Zoravna antlaşmaları yapıldı; Podolya ve Ukrayna üzerindeki Osmanlı etkisi güçlendi. 1678 Çehrin Seferi’nin ardından 1681 Bahçesaray Antlaşması imzalandı. Osmanlı Devleti ile Rusya arasında yapılan bu ilk antlaşmada Özi Nehri sınır kabul edildi ve Rusların güneye doğru ilerlemesi bir süre için sınırlandırıldı.

II. Viyana Kuşatması’na Giden Süreç

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın hedefi Avusturya üzerine yeni bir sefer düzenlemekti. Bu sırada Habsburg hâkimiyetindeki Yukarı Macaristan’da Protestan Macarlar ile Katolik Habsburg yönetimi arasında sorunlar yaşanıyordu. Protestan Macarların lideri Tököli İmre, Osmanlı himayesinde bir yönetim kurmak için İstanbul’a başvurdu.

1682’de sefer hazırlıkları başladı. Osmanlı kuvvetleri Orta Macaristan’ın merkezi Kaşa’ya girdi ve Tököli’yi krallık tahtına oturttu. Fransa ile uğraşan ve iki cepheli bir savaşı istemeyen Habsburg İmparatoru Leopold, Vasvar Antlaşması’nı yenilemeye çalıştıysa da bu girişim sonuç vermedi.

1683 yılı başında IV. Mehmed başkanlığında toplanan Dîvân-ı Hümâyun Avusturya üzerine sefer kararı aldı. IV. Mehmed ordunun başında Belgrad’a kadar ilerledi ve Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’yı serdar-ı ekrem olarak görevlendirdi.

14 Temmuz 1683’te Osmanlı ordusu Viyana’yı kuşattı.

Kahlenberg Muharebesi ve Kuşatmanın Sonu

Viyana kuşatması sürerken Lehistan Kralı III. Jan Sobieski komutasındaki Leh ve Alman kuvvetleri Osmanlı ordusuna karşı harekete geçti.

12 Eylül 1683’te Kahlenberg Tepesi’nde yapılan muharebede Osmanlı ordusu müttefik kuvvetler karşısında yenilgiye uğradı ve geri çekilmek zorunda kaldı. Bu yenilgi yalnız kuşatmanın sona ermesine yol açmadı; Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki askerî dengelerini uzun süre etkileyecek yeni bir savaş dönemini de başlattı.

Kuşatma ve sonrasındaki yenilgiler:

  • Komuta kademesinde kayıplara,
  • Balkan eyaletlerinde asayiş ve ekonomik sorunlara,
  • Garnizonların zayıflamasına,
  • Yol güvenliğinin bozulmasına,
  • Merkezî yönetimin bazı bölgelerde denetim güçlüğü yaşamasına

neden oldu.

Uzun savaşlar sırasında çok sayıda eğitimli ve deneyimli askerin kaybedilmesi, askerî bilgi ve tecrübenin yeni nesillere aktarılmasını da zorlaştırdı.

Kutsal İttifak’ın Kurulması

II. Viyana’dan sonra Osmanlı ordusu Belgrad’a doğru çekildi. 9 Ekim 1683’te Lehistan Kralı Sobieski komutasındaki müttefikler Osmanlı hâkimiyetindeki Ciğerdelen Kalesi’ni de ele geçirdi.

Bu gelişmelerden cesaret alan:

  • Avusturya,
  • Venedik,
  • Lehistan

5 Mart 1684’te Papa XI. Innocentius’un öncülüğünde **Kutsal İttifak**ı kurdu. Rus Çarlığı 1686’da ittifaka katıldı.

Osmanlı Devleti 1698’de barış görüşmeleri başlayıncaya kadar yaklaşık on dört yıl boyunca aynı anda dört cephede mücadele etti. Bu savaşlar insan gücü, maliye, güvenlik ve toplumsal düzen üzerinde ağır baskı oluşturdu.

Zenta Yenilgisi ve Barış İhtiyacı

Kutsal İttifak savaşları sırasında Osmanlı Devleti farklı cephelerde ağır kayıplar yaşadı. Venedikliler Mora ve Dalmaçya yönünde ilerledi; Ruslar 1696’da Azak Kalesi’ni ele geçirdi.

11 Eylül 1697’de Osmanlı ordusu Zenta önlerinde Tisa Nehri’ni geçerken Kutsal İttifak kuvvetleri tarafından ağır yenilgiye uğratıldı. Zenta yenilgisi, kaybedilen toprakları askerî yollarla geri alma umudunu büyük ölçüde azalttı ve barış görüşmelerinin önünü açtı.

Savaşların uzaması:

  • Olağanüstü vergilerin artmasına,
  • Köylerin boşalmasına,
  • Asker ve mühimmat temininin zorlaşmasına,
  • Anadolu’da asayişsizliğin artmasına,
  • Rumeli ve diğer bölgelerde huzursuzlukların büyümesine

yol açtı.

Karlofça Antlaşması (1699)

Osmanlı Devleti’nin barış istemesi üzerine görüşmeler 13 Kasım 1698’de Karlofça’da başladı. Avusturya, Venedik, Lehistan ve Rusya temsilcileri ile Osmanlı devlet adamları görüşmelere katıldı.

26 Ocak 1699’da Osmanlı Devleti ile Avusturya, Venedik ve Lehistan arasında **Karlofça Antlaşması** imzalandı.

Antlaşmayla:

  • Avusturya; Macaristan, Hırvatistan ve Pojega’nın bazı kesimleri ile Erdel’i aldı.
  • Venedik; Mora ve Dalmaçya’nın büyük bölümünü aldı.
  • Lehistan; Podolya’yı geri aldı.

Karlofça, Osmanlı tarihi açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Osmanlı Devleti, Hristiyan güçlere karşı ilk kez kalıcı ve geniş ölçekte toprak kaybını kabul etmek zorunda kaldı. Barış görüşmelerinin İngiliz ve Hollandalı aracılarla yürütülmesi de değişen Avrupa diplomasi ortamını gösterir.

İstanbul Antlaşması (1700)

Karlofça görüşmelerinde Rusya ile sorunlar çözülemedi.

1700’de Osmanlı Devleti ile Rus Çarlığı arasında **İstanbul Antlaşması** imzalandı.

Bu antlaşmayla:

  • Azak Kalesi Rusya’ya bırakıldı.
  • Rusya’nın İstanbul’da sürekli elçi bulundurması kabul edildi.
  • Osmanlı yönetimi Rus hükümdarının “çar” unvanını resmen tanıdı.

Azak’ın Rusya’ya bırakılması, Rusların Karadeniz’e inme hedefleri açısından önemli bir adım oldu.

Rusya’nın Karadeniz Hedefi ve Prut Savaşı

Rus Çarı I. Petro açık denizlere ulaşmak istiyordu. Baltık Denizi için İsveç’le, Karadeniz için Osmanlı Devleti’yle mücadele ediyordu.

İsveç Kralı XII. Karl, Rusya’ya karşı yaptığı savaşta Poltova’da yenildikten sonra Osmanlı topraklarına sığındı. Rusya’nın Karadeniz’e yönelik genişleme siyaseti ve XII. Karl meselesi iki devlet arasındaki gerilimi artırdı.

Osmanlı Devleti 20 Kasım 1710’da Rusya’ya savaş ilan etti.

1711 baharında Rus ordusu Boğdan’a girerek Prut Nehri boyunca ilerledi. Temmuz ayında Baltacı Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Rus ordusunu Prut Nehri çevresinde kuşattı. Çar I. Petro ve Çariçe Katerina’nın da bulunduğu Rus yönetimi kuşatmadan kurtulmanın çok zor olduğunu görerek barış istedi.

Prut Antlaşması (1711)

21 Temmuz 1711’de barış imzalandı.

Antlaşmanın önemli sonuçları:

  • Azak Kalesi Osmanlı Devleti’ne geri verildi.
  • Lehistan’ın Rus nüfuzundan kurtulması yönünde sonuç doğdu.

Kaynaklarda Prut Savaşı askerî açıdan Rusya için büyük bir yenilgi, diplomatik açıdan ise Rus ordusunun imhadan kurtulması nedeniyle bir başarı olarak değerlendirilir. Osmanlı ordusu güçlü bir askerî üstünlük elde etmiş olmasına rağmen kuşatılan Rus kuvvetlerini tamamen yok etmeden barışı kabul etti.

Venedik ve Avusturya ile Yeni Savaş

Prut zaferi Osmanlı Devleti’ni Karlofça ile kaybettiği yerleri geri alma konusunda umutlandırdı.

Osmanlı Devleti:

  • Venedik’in Mora’daki Ortodoks halka baskı yapması,
  • Karadağ halkını isyana teşvik etmesi,
  • Osmanlı ticaret gemilerine saldırması

gibi nedenlerle 1714’te Venedik’e savaş ilan etti.

1715’te Mora Venedik’ten geri alındı ancak Korfu ele geçirilemedi.

Avusturya 15 Nisan 1716’da Venedik’in yanında savaşa girdi.

5 Ağustos 1716’da Petervaradin’de Osmanlı ordusu ağır yenilgi aldı. Sadrazam Damat Ali Paşa savaşta hayatını kaybetti. 17 Ekim 1716’da Temeşvar, 18 Ağustos 1717’de Belgrad Avusturya’nın eline geçti.

Pasarofça Antlaşması (1718)

Avusturya’nın üstünlüğü ve Belgrad’ın kaybından sonra İngiltere ve Hollanda’nın aracılığıyla barış görüşmeleri yapıldı.

21 Temmuz 1718’de **Pasarofça Antlaşması** imzalandı.

Osmanlı Devleti:

  • Temeşvar’ı,
  • Belgrad dâhil Kuzey Sırbistan’ı

Habsburglara bıraktı.

Bu kayıplar Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’daki itibarını zayıflattı ve Orta Avrupa’daki üstün konumundan uzaklaşmasını hızlandırdı. Antlaşma sonrası Osmanlı Devleti Orta Avrupa’da daha savunmacı ve barışçıl bir dış politika izlemeye yöneldi.

Pasarofça sonrasında Osmanlı-Habsburg ilişkilerinde:

  • Serbest dolaşım,
  • Düşük gümrük vergileri,
  • Salgın hastalıklara karşı sınır güvenliği

gibi alanlarda yeni uygulamalar görüldü. Bu durum siyasi barışın ticari ilişkileri de etkilediğini gösterir.

I. Mahmud Dönemi ve Askerî Yeniden Düzenleme

Pasarofça’dan sonra başlayan barış dönemi 1730 Patrona Halil İsyanı ile sona erdi ve III. Ahmed tahttan indirildi. Tahta geçen I. Mahmud döneminde Avrupa’dan uzmanlar getirildi; Osmanlı ordusunda askerî teknik ve teşkilat alanında düzenlemeler yapıldı.

Fransız asıllı Humbaracı Ahmed Paşa:

  • Humbaracı Ocağını ıslah etti,
  • 1734’te hendesehane adı verilen kışla ve okulu açtı,
  • Topçu Ocağını düzene soktu,
  • Yeni toplar imal edilmesini sağladı.

Bu düzenlemeler, XVIII. yüzyılda Osmanlı yönetiminin Avrupa’daki askerî gelişmeleri takip etmeye çalıştığını gösterir.

1736-1739 Osmanlı-Rus ve Osmanlı-Avusturya Savaşları

Rus Çarlığı Prut’tan sonra Karadeniz hedefinden vazgeçmedi.

II. Katerina’dan önce, Çariçe Anna İvanovna döneminde Rusya:

  • Azak’ı yeniden ele geçirdi,
  • Kırım’a saldırdı,
  • Lehistan’ın iç işlerine müdahale etti.

Osmanlı Devleti 2 Mayıs 1736’da Rusya’ya savaş ilan etti.

Rus ordusu 22 Mayıs 1736’da Orkapı Kalesi’ni aldı; 1737’de Özi’yi ele geçirdi. Ancak salgın hastalıklar ve lojistik sorunları Rus ilerleyişini zorlaştırdı.

1737’de Avusturya da Rusya’yı desteklemek amacıyla Osmanlı Devleti’ne savaş açtı. Osmanlı Devleti aynı anda iki cephede mücadele etmek zorunda kaldı.

Başlangıçtaki sıkıntılara rağmen Osmanlı ordusu 1738 ve 1739’da toparlandı. Kornia ve Hisarcık çevresindeki başarılar, Tuna hattında kaybedilen yerlerin geri alınmasını sağladı. 1718’de kaybedilen Belgrad yeniden Osmanlı hâkimiyetine girdi.

Belgrad Antlaşması (1739)

29 Eylül 1739’da Belgrad’da barış imzalandı.

Rusya ile ilgili başlıca hükümler:

  • Azak Rusya’da kaldı ancak tahkimatı yıkılacaktı.
  • Azak çevresi iskâna açılmayacaktı ve sınır bölgesi olacaktı.
  • Taganrog tersanesi yeniden kurulmayacaktı.
  • Rusya Karadeniz’de gemi bulunduramayacak, ticaretini aracı Osmanlı gemileriyle yapacaktı.
  • Büyük ve Küçük Kabardey bağımsız kalacak ve iki devlet arasında sınır niteliği taşıyacaktı.

Belgrad Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin Avusturya karşısındaki askerî başarılarıyla bağlantılı olarak devlet adamlarına yeniden güven verdi. Fransa’nın arabuluculuğu ve garantörlüğü de diplomatik açıdan önemlidir. Antlaşma, Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında yaklaşık elli yıl sürecek barış döneminin başlangıcı oldu.

1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı’na Giden Süreç

1739 Belgrad Barışı ile kurulan denge, 1762’de II. Katerina’nın Rusya tahtına çıkmasından sonra bozuldu.

Rusya:

  • Lehistan’ın iç işlerine müdahale etti,
  • Lehistan’daki kral seçimini etkiledi,
  • Osmanlı sınırına yakın bölgelerde askerî hazırlık yaptı,
  • Balkan ve Kafkas coğrafyasındaki Ortodoks Hristiyanları Osmanlı yönetimine karşı kışkırttı,
  • Karadeniz’e inme hedefini sürdürdü.

Lehistan’ın ortadan kalkması ihtimali Osmanlı sınırlarını Rus saldırılarına daha açık hâle getirebilirdi.

Bu gelişmeler üzerine Osmanlı Devleti 1768’de Rusya’ya savaş ilan etti.

Savaşın Gelişimi

Altı yıl süren savaş sırasında Osmanlı Devleti birçok cephede mücadele etti.

Rus ordusu:

  • Eflak ve Boğdan’ı işgal etti,
  • Kırım’a girdi,
  • Kafkasya yönünde ilerledi.

Rus donanması Baltık Denizi’nden Akdeniz’e geldi. İngiliz desteği de alan Rus donanması, Osmanlı donanmasıyla karşılaştı.

6 Temmuz 1770’te Çeşme Limanı’ndaki Osmanlı donanması yakılarak imha edildi.

Karada Osmanlı ordusu:

  • Dinyester,
  • Larga (Kartal),
  • Kagul/Kartal Sahrası

çevresindeki mücadelelerde yenilgiler yaşadı.

Kırım’ın Ruslar tarafından ele geçirilmesi ve 1774’te Kozluca civarındaki yenilgi Osmanlı Devleti’ni barışa zorladı.

Küçük Kaynarca Antlaşması (1774)

21 Temmuz 1774’te **Küçük Kaynarca Antlaşması** imzalandı.

Antlaşmanın önemli sonuçları:

  • Aksu (Buğ) Nehri iki devlet arasında yeni sınır oldu.
  • Kırım siyasi bakımdan Osmanlı Devleti’nden ayrıldı; yalnız dinî bakımdan halifelik makamıyla bağını sürdürdü.
  • Rusya, Osmanlı Ortodoks tebaasının haklarıyla ilgili maddeleri daha sonra Osmanlı iç işlerine müdahale gerekçesi olarak yorumladı.
  • Rus ticaret gemilerine Boğazlardan serbest geçiş imkânı verildi.
  • Kırım’ın Osmanlı siyasi hâkimiyetinden çıkması, Rusya’nın bölgeyi ilhak etmesinin önünü açtı.

Antlaşma Osmanlı Devleti’nin Rusya karşısında karşılaştığı en ağır siyasi sonuçlardan birini oluşturdu. Özellikle Müslüman nüfuslu Kırım üzerindeki siyasi egemenliğin kaybı Osmanlı kamuoyunda derin etki yarattı.

Kırım’ın 1783’te İlhakı ve 1787’de Yeni Savaş

Küçük Kaynarca’dan sonra Kırım bağımsız görünse de Rusya’nın bölgedeki etkisi giderek arttı.

1783’te II. Katerina Kırım’ı tek taraflı olarak Rusya’ya kattı. Bu gelişme İstanbul’da ve sürgündeki Tatar topluluklarında büyük tepki yarattı.

Karadeniz’in kuzeyindeki limanları yeniden ele geçirme isteği ve Kırım meselesi, 1787’de başlayan Osmanlı-Rus savaşının temel sebepleri arasında yer aldı. Bu savaş 1789 sonrasında da devam edeceği için bu konunun zaman sınırında savaşın yalnız başlangıç nedenleri değerlendirilir.

Siyasi ve Askerî Dönüşümün Genel Çizgisi

1683-1789 döneminde Osmanlı Devleti’nin dış siyasetinde üç farklı eğilim görülebilir:

  1. **1683’e kadar ve hemen öncesinde:** Avrupa’da fetih ve nüfuz alanını genişletme isteği sürmektedir.
  2. **Karlofça ve Pasarofça sonrasında:** Orta Avrupa’da kayıplar artmış, savunmacı ve barışçı politika daha belirgin hâle gelmiştir.
  3. **Prut ve Belgrad gibi başarı dönemlerinde:** Kaybedilen yerleri geri alma ve Rusya’nın Karadeniz’e ilerlemesini sınırlama imkânı ortaya çıkmıştır.
  4. **Küçük Kaynarca sonrasında:** Rusya’nın Karadeniz ve Kırım üzerindeki etkisi çok daha güçlü hâle gelmiştir.

Bu süreç tek yönlü bir “sürekli yenilgi” çizgisi değildir. 1711 Prut ve 1739 Belgrad gibi Osmanlı lehine sonuçlanan önemli askerî ve diplomatik başarılar da vardır. Bununla birlikte dönemin genel sonunda özellikle Rusya karşısında stratejik denge Osmanlı Devleti aleyhine değişmiştir.

Sık Karıştırılan Noktalar

  • II. Viyana Kuşatması 14 Temmuz 1683’te başladı; Kahlenberg yenilgisi 12 Eylül 1683’tedir.
  • Kutsal İttifak 1684’te Avusturya, Venedik ve Lehistan tarafından kuruldu; Rusya 1686’da katıldı.
  • Zenta yenilgisi 1697’de Karlofça’ya giden yolu hızlandırdı.
  • Karlofça 1699’da Avusturya, Venedik ve Lehistan ile imzalandı.
  • Rusya ile ayrı İstanbul Antlaşması 1700’dedir.
  • Prut Savaşı 1711’de Osmanlı lehine sonuçlandı ve Azak geri alındı.
  • Pasarofça 1718’de Belgrad ve Temeşvar’ın kaybıyla ilişkilidir.
  • Belgrad Antlaşması 1739’dadır; Osmanlı Devleti Belgrad’ı geri almıştır.
  • Küçük Kaynarca 1774’tedir.
  • Kırım Küçük Kaynarca ile siyasi olarak Osmanlı’dan ayrıldı; Rusya tarafından ilhakı 1783’tedir.
  • 1787’de başlayan yeni Osmanlı-Rus savaşı konunun 1789 sınırından sonra da devam eder.
  • Prut ile Küçük Kaynarca’nın ikisi de 21 Temmuz’da imzalanmıştır; Rusların Küçük Kaynarca tarihini Prut’un yıldönümüne denk getirmesi kaynakta özellikle vurgulanır.
  • Belgrad Antlaşması sonrası Rusya Karadeniz’de gemi bulunduramıyordu; Küçük Kaynarca sonrasında Rus ticaret gemilerine Boğazlardan geçiş imkânı verildi.

Soru Çözerken Kullanılabilecek Yaklaşım

  1. 1683 + Viyana + Merzifonlu Kara Mustafa Paşa → II. Viyana Kuşatması.
  2. 12 Eylül 1683 + Sobieski + Kahlenberg → Osmanlı yenilgisi.
  3. 1684 + Papa XI. Innocentius → Kutsal İttifak.
  4. 1697 + Tisa Nehri → Zenta yenilgisi.
  5. 1699 + Avusturya/Venedik/Lehistan → Karlofça.
  6. 1700 + Azak + sürekli Rus elçisi → İstanbul Antlaşması.
  7. 1711 + Baltacı Mehmed Paşa + I. Petro → Prut.
  8. 1714-1718 + Mora + Venedik/Avusturya → Pasarofça’ya giden süreç.
  9. 1716 Petervaradin + 1717 Belgrad kaybı → Pasarofça.
  10. 1736-1739 + iki cephe + Belgrad’ın geri alınması → Belgrad Antlaşması.
  11. 1768-1774 + II. Katerina + Lehistan/Kırım/Çeşme → Küçük Kaynarca.
  12. Kırım siyasi bağımsızlığı → Küçük Kaynarca.
  13. 1783 Kırım ilhakı → Rusya’nın Karadeniz politikasının yeni aşaması.
  14. Harita sorularında Tuna, Karadeniz, Kırım, Azak, Belgrad ve Orta Avrupa hattını birlikte düşün.
  15. Antlaşma sorularında yalnız tarih değil, **hangi savaşın sonucu olduğu ve güç dengesini nasıl değiştirdiği** üzerinde dur.

Konu Özeti

Osmanlı Devleti 1683’e girerken Avrupa ve Karadeniz çevresinde hâlâ güçlü bir fetih siyaseti yürütüyordu. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın Avusturya üzerine yönelmesi ve Tököli İmre meselesi II. Viyana Kuşatması’na giden zemini oluşturdu. 12 Eylül 1683 Kahlenberg yenilgisi kuşatmayı sona erdirdi ve 1684’te Kutsal İttifak’ın kurulmasına yol açtı. Yaklaşık on dört yıl süren çok cepheli savaşlar, 1697 Zenta yenilgisi sonrasında barış arayışını hızlandırdı. 1699 Karlofça ile Osmanlı Devleti Avrupa’da kalıcı toprak kayıplarını kabul etti; Rusya ile 1700 İstanbul Antlaşması yapıldı.

1711 Prut Savaşı Osmanlı Devleti’ne Azak’ı geri kazandırdı. Bu başarı kaybedilen yerleri geri alma umudunu artırdı. Ancak Venedik ve Avusturya ile yapılan savaşlar sonunda 1718 Pasarofça ile Belgrad ve Temeşvar kaybedildi ve Osmanlı Orta Avrupa’da savunmaya çekildi.

1736-1739 savaşlarında Osmanlı Devleti özellikle Avusturya karşısında toparlandı, Belgrad’ı geri aldı ve 1739 Belgrad Antlaşması’yla Rusya’nın Karadeniz’deki askerî deniz varlığını sınırladı.

1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı ise Osmanlı Devleti için ağır sonuçlar doğurdu. Çeşme’de donanma imha edildi, karada önemli yenilgiler yaşandı ve 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı. Kırım siyasi olarak Osmanlı’dan ayrıldı; Rusya’nın Karadeniz ve Osmanlı iç işleri üzerindeki etkisi arttı. Rusya 1783’te Kırım’ı ilhak etti ve bu gelişme 1787’de başlayan yeni savaşın temel nedenlerinden biri oldu.

Konuyu Bitirdiğinde Bunları Yapabiliyor Olmalısın

  • 1683 öncesindeki Osmanlı fetih ve nüfuz alanını açıklayabilmelisin.
  • II. Viyana Kuşatması’nın siyasi nedenlerini ve askerî sonucunu açıklayabilmelisin.
  • Kahlenberg yenilgisinin Kutsal İttifak’ın kurulmasına etkisini kurabilmelisin.
  • Kutsal İttifak’ın üyelerini ve savaşın çok cepheli niteliğini açıklayabilmelisin.
  • Zenta yenilgisi ile Karlofça arasındaki neden-sonuç ilişkisini açıklayabilmelisin.
  • Karlofça’nın Osmanlı siyasi tarihi açısından önemini değerlendirebilmelisin.
  • 1700 İstanbul Antlaşması’nı Karlofça’dan ayırabilmelisin.
  • Prut Savaşı ve Antlaşması’nın neden ve sonuçlarını açıklayabilmelisin.
  • Pasarofça’ya giden Venedik ve Avusturya savaşlarını kronolojik olarak sıralayabilmelisin.
  • Pasarofça’nın siyasi, askerî ve ticari sonuçlarını ayırabilmelisin.
  • 1736-1739 savaşlarında Osmanlı Devleti’nin nasıl toparlandığını açıklayabilmelisin.
  • Belgrad Antlaşması’nın Osmanlı-Rus ve Osmanlı-Avusturya ilişkilerine etkisini açıklayabilmelisin.
  • 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı’nın nedenlerini ve başlıca cephe gelişmelerini açıklayabilmelisin.
  • Çeşme Deniz Muharebesi’nin Osmanlı donanması açısından sonucunu açıklayabilmelisin.
  • Küçük Kaynarca’nın Kırım, Boğazlar ve Rusya’nın Osmanlı üzerindeki etkisi açısından sonuçlarını yorumlayabilmelisin.
  • Kırım’ın 1783’te ilhakı ile 1787’de başlayan savaş arasındaki bağlantıyı kurabilmelisin.
  • Dönemin genelinde Osmanlı dış politikasındaki fetih, savunma, kaybedilen yerleri geri alma ve Rusya’yı sınırlama hedeflerini karşılaştırabilmelisin.

Bu Üniteyi Pekiştir

Konuyu tamamladıysan çalışma notlarıyla tekrar yapabilir veya seviyene uygun testlerle kendini ölçebilirsin.

Ders Notu

Osmanlı Devleti’nin 1683-1789 Siyasi ve Askerî Mücadeleleri Ders Notu

Ünitenin düzenli ve kısa özetini incele.

Ders Notunu Aç
Hızlı Tekrar

Osmanlı Devleti’nin 1683-1789 Siyasi ve Askerî Mücadeleleri Hızlı Tekrar

Sınav öncesi kritik bilgilerle hızlı tekrar yap.

Hızlı Tekrarı Aç
Kolay

11. Sınıf Tarih Değişen Dünyada Osmanlı (1683-1789) Osmanlı Devleti’nin 1683-1789 Yılları Arasındaki Siyasi ve Askerî Mücadeleleri - Kolay Test

20 soru

Temel kavramları kontrol et

Testi Çöz
Orta

11. Sınıf Tarih Değişen Dünyada Osmanlı (1683-1789) Osmanlı Devleti’nin 1683-1789 Yılları Arasındaki Siyasi ve Askerî Mücadeleleri - Orta Test

20 soru

Bilgini uygulamaya geçir

Testi Çöz
Zor

11. Sınıf Tarih Değişen Dünyada Osmanlı (1683-1789) Osmanlı Devleti’nin 1683-1789 Yılları Arasındaki Siyasi ve Askerî Mücadeleleri - Zor Test

20 soru

Detay ve yorum gücünü ölç

Testi Çöz
Karma

11. Sınıf Tarih Değişen Dünyada Osmanlı (1683-1789) Osmanlı Devleti’nin 1683-1789 Yılları Arasındaki Siyasi ve Askerî Mücadeleleri - Karma Test 1

20 soru

Gerçek sınav temposunda kendini dene

Testi Çöz