Konu Anlatımı / Ders Notu
Rica ve Talepte Bulunma Konu Anlatımı
Rica ve talepte bulunma kalıplarını resmî ve samimi konuşma örnekleriyle adım adım öğren.
Rica ve Talepte Bulunma (Making Requests) — Favors
1. Ricada bulunmanın iletişim amacı
İngilizcede **making a request**, bir kişiden belirli bir işi yapmasını, bize bir nesne vermesini veya bir davranışımıza izin vermesini **istemek** demektir. MEB kitabının *Favors* temasında paket taşımaya yardım isteme, toplantının kaydedilmesini rica etme, form doldurtma, telefonda birine bağlanmayı isteme ve pencerenin kapatılmasını rica etme gibi günlük örnekler yer alır. İstekler soru biçiminde kurulabilir; fakat amaç yalnız bilgi öğrenmek değil, karşıdakinden eylem beklemektir.
Örneğin *“Can you record the meeting for me?”* bir yetenek sınavı değildir; konuşmacı toplantının kaydedilmesini istemektedir. Aynı şekilde *“Could you please speak up?”* karşıdakinden daha yüksek sesle konuşmasını rica eder. İstek cümlesini çözerken **isteyen kişi, yapılması istenen eylem ve muhatap** arasındaki ilişkiyi belirlemek gerekir.
2. Günlük ve samimi ortamlarda “Can you ...?” / “Will you ...?”
Kitabın ilk etkinliğinde *“Will you help me carry the parcel?”*, *“Can you record the meeting for me?”* ve *“Will you help me clean up the kitchen?”* ifadeleri geçer. **Can you + yalın fiil?** ile **Will you + yalın fiil?**, arkadaşlar veya tanıdıklar arasında doğrudan ama anlaşılır rica oluşturur. *Can* ile fiilden önce *to* gelmez; *Will you helps* gibi üçüncü tekil kişi eki de kullanılmaz.
Sözün kibar olması yalnız kullanılan yardımcı fiile bağlı değildir: **ses tonu, ilişki ve durum** da önemlidir. Yakın bir arkadaşına söylenen *“Can you pass me the notebook?”* uygun bir rica olabilir; resmî bir telefon görüşmesinde ise *“Could you please ...?”* tercih edilmesi daha yerindedir.
3. “Could you ...?” / “Could you please ...?” ile daha nazik rica
**Could you + yalın fiil?**, kitapta özellikle resmî ya da ölçülü konuşmalarda görülür: *“Could you put me through to Tom Harrison, please?”* ve *“Could you please speak up?”*. Buradaki **could**, geçmişte gerçekleşmiş bir eylemi anlatmak zorunda değildir; **şimdiki isteği nazikleştiren** bir ifadedir. *Please* ifadesi kibar bir ek olabilir, ancak yanlış eylem seçimini düzeltmez.
Bir iş görüşmesi ya da resepsiyon konuşmasında *“Could you please repeat that?”* ifadesi, karşıdakini işitsel sorun nedeniyle yeniden konuşmaya yönlendirir. *“Could you help me fill in this form?”* form doldurma için yardım ister. **Could you please + V1** ve **Could you + V1, please?** biçimleri aynı temel iletişim işlevini taşır.
4. “Would you please ...?” ve “Could I ask you to ...?”
Kitapta *“Would you please share your location with us?”* ve *“Would you please tell me why you are calling?”* gibi ifadeler, özellikle kurumsal veya resmî konuşmanın uygun bir parçasıdır. **Would you please + yalın fiil** düzeninde *would* sonrasında *to* veya *-ing* getirilmez.
Bunun yanında *“Could I ask you to fill in this form?”* başka bir yapıdır: **Could I ask you to + fiilin yalın hâli?**. Burada **to**, *ask you* tamamlayıcısının parçasıdır; *Would you please to fill* ile karıştırılmaz. İlkinde konuşan 'Sizden ... yapmanızı rica edebilir miyim?' der; ikincisinde isteği doğrudan nazik bir soruyla aktarır.
5. “Would you mind + V-ing?”: Kibarca eylem isteme
*“Would you mind leaving us a contact number?”* ve *“Would you mind waiting for a few minutes?”* kitabın dikkat çekici rica kalıplarıdır. **Would you mind + fiil-ing?** yapısı *'... yapmanız sizin için sakıncalı olur mu?'* anlamına gelir. Burada **mind** sonrasında *leave / wait* değil, **leaving / waiting** kullanılır.
Bu yapıdaki soru **bir eylem gerçekleştirme isteğidir**. Bir iş yerini arayan David, görevli Carol'ın telefonda kendisini Tom'a bağlamasını beklerken Carol ondan bir süre beklemesini rica eder. Bağlamı anladığında *waiting* fiilinin neden gerekli olduğunu da anlarsın: görüşme henüz sonlanmamıştır, kısa bir bekleme istenmektedir.
6. “Do you mind if I ...?” ve “Is it OK if I ...?”: Kendin için izin isteme
Bazen başkasının eylemini değil, **kendi yapacağımız şeyin uygun olup olmadığını** sorarız. Kitabın dinleme etkinliğinde *“Do you mind if I open the window?”*, *“Is it OK if I use your dictionary?”* ve *“I was wondering if I could sit here.”* örnekleri vardır. Bu ifadelerde iş yapacak kişi çoğunlukla **I** ile gösterilir.
**Do you mind if I + fiil ...?** başkasının bizim eylemimizden rahatsız olup olmayacağını sorar. **Is it OK if I + fiil ...?** izin arar. **I was wondering if I could + yalın fiil ...** ise özellikle ölçülü bir şekilde kendi isteğini dile getirmeye yarar. *I was wondering* görünüşte geçmiş biçimlidir; bağlamda şu anda izin istemek için kullanılabilir.
7. Telefon görüşmesinde rica zincirini takip etme
Kitabın **Murmush Travel** telefon görüşmesinde birden fazla istek art arda gelir. David önce Carol'dan Tom'a bağlamasını ister: *“Could you put me through to Tom ...?”* Carol arama gerekçesini öğrenmek için *“Would you please tell me why you are calling?”* der. Hat meşgul olduğunda *“Would you mind waiting for a few minutes?”* diyerek bekleme ister. Ardından ses az duyulduğunda *“Do you mind speaking up a bit, please?”* ifadesiyle daha yüksek ses rica eder.
Görüşmenin arkadaşlar arasındaki bölümünde ise **üslup yakınlaşır**: Tom, yanıt vermek için yarım saat ister; David de yardım amaçlı duyurunun hazırlanmasını rica eder: *“Can you help us write an announcement for the charity event?”* Aynı telefon akışında **resmî** ve **samimi** biçimlerin yan yana kullanılması iletişimde muhatabın önemli olduğunu gösterir.
8. Rica cümlesinde eylem, gerekçe ve bağlam
Kitabın etkinliklerinde alışverişte olan ev arkadaşı çamaşırın yıkanmasını, resepsiyonist ankete zaman ayrılmasını, bir arkadaş akvaryum balığına hafta sonu bakılmasını, tur rehberi hizmetin değerlendirilmesini isteyebilir. Birden çok eylem içeren sorularda **hangi işin kimden istendiğini** ayırmalısın. Konuşanın açıklaması bazen gerekçe verir: *“I don't have your number. Will you please leave it?”* ifadesinde numaranın bulunmaması gerekçe, numarayı bırakma ise taleptir.
Bir isteği **en doğal** yapan şey sadece 'please' sözcüğü değildir. Örneğin 'I cannot hear you' deniyorsa **speak up** veya **say that again** bağlama uygundur; *share your location* dilbilgisel olarak rica olsa da ses sorununu çözmez. Bağlam uygunluğu ve gramer doğruluğu beraber aranmalıdır.
9. “I need a favor” ve “Do me a favor ...” ifadeleri
MEB kitabında *“I need a favor”* ifadesi David'in arkadaşı Tom'dan duyuru hazırlanmasına yardım istemeden önce görülür. İfade **yardım beklentisini başlatır**, ancak tek başına karşıdakinin **hangi işi** yapacağını söylemeyebilir. Devamındaki **“Can you help us write an announcement?”** gerçek eylemi netleştirir.
Kitabın görsel etkinliğindeki *“Do me a favor and help me carry the boxes.”* ise hem yardım çağrısını hem istenen eylemi içerir. *“Could you please get me a painkiller?”*, *“Do you mind passing the salad?”* ve *“Would it be possible to cover the repair?”* farklı bağlamlarda rica oluşturur. Bunları birer ezber listesi olarak değil, **kimin hangi işi istediği** açısından çözümle.
10. Resmî ve samimi bağlamı seçme
Bir arkadaşla mutfak temizliği için *“Will you help me clean up?”* uygun olabilir. Bir görevlinin müşteriye *“Would you mind waiting for a few minutes?”* demesi daha resmî bir izlenim verir. Kitapta **formal/informal** ayrımı, ifadeleri konuşturan kişilerin ilişkisiyle birlikte öğretilir: kurum görevlisi–müşteri, tanıdık–tanıdık, sınıf arkadaşı–arkadaş.
Bir **başvuru veya resmî yazışma** bağlamı da kitabın 74. sayfasındaki burs mektubunda görülür. Ancak bu konuda hedef, mektubun bütün ayrıntılarını ezberlemek değil; **nazik talep** ile **gündelik yardım isteği** arasındaki üslup farkını tanımaktır. İstek doğrudan veya dolaylı olabilir. Kibar ifadeleri ortam uygunluğuyla birlikte karşılaştır.
11. “Could you” ve “Would you” ifadelerini sesli dinlerken
Kitabın sesletim etkinliğinde **yod coalescence** adlı ses birleşmesine yer verilir: **/d/ + /j/ → /dʒ/**. Örneğin *“Could you help me?”* ve *“Would you please ...?”* gibi sözler doğal konuşmada kaynaşarak duyulabilir. Bu bilgi, ricayı dinlerken **could you / would you** kalıplarını fark etmeye yarar; yazıda **could you** ve **would you** biçimleri değişmez.
Sık Karıştırılan Noktalar
- *Can you open the window?* → **Sen açar mısın?**; *Can I open the window?* → **Ben açabilir miyim?**
- *Would you mind closing...?* → **Sizin kapatmanız** istenir; *Do you mind if I open...?* → **Benim açmama** izin sorulur.
- *Would you mind + V-ing* ile *Could you + V1* biçimleri farklıdır; *Could you closing* yanlıştır.
- *Could I ask you to fill in ...* içinde **to fill**, *Would you please fill in ...* içinde **fill** kullanılır.
- *Put me through* telefonda bağlanmayı; *speak up* sesi yükseltmeyi; *say that again* tekrarlamayı anlatır.
- *Can you record the meeting?* kabiliyet sorgusu gibi görünse de burada istek işlevindedir.
Soru Çözerken Kullanılabilecek Yaklaşım
- **Kim konuşuyor?** Arkadaşlar mı, görevli ile müşteri mi? İfade resmî mi samimi mi olmalı?
- **Kim eylem yapacak?** *You* mu, *I* mı? İstek mi izin isteme mi?
- **Hangi eylem?** *Wait, speak up, record, fill in, carry, borrow* gibi fiili bul.
- **Dil bilgisi doğru mu?** *Could/Would/Can/Will you + V1*, *Would you mind + V-ing*, *Could I ask you to + V1* yapılarından hangisi?
- **Gerekçe ile eylem uyuyor mu?** Duyma güçlüğüne 'speak up', meşgul hatta 'wait' gibi.
- **Yanıtın biçimine değil işlevine bak:** Soru cümlesi bilgi değil bir eylem isteyebilir.
Konu Özeti
Rica ve talepte bulunma, karşıdaki kişiden **yapılabilir ve bağlama uygun bir eylem** istemektir. Kitapta *Can you, Will you, Could you, Would you please, Could I ask you to, Would you mind* ve konuşmacının kendi eylemine izin istediği *Do you mind if I, Is it OK if I, I was wondering if I could* kalıpları işlenir. İsteklerin resmî/samimi ortamda uygun seçilmesi, doğru fiil biçiminin kullanılması ve gerekçeyle uyuşması önemlidir.
Konuyu Bitirdiğinde Bunları Yapabiliyor Olmalısın
- Arkadaşından ya da bir görevli/öğretmenden durumuna uygun rica cümlesi kurabilmelisin.
- **Can you** ile **Can I** türü cümlelerin kimden eylem beklediğini ayırabilmelisin.
- **Would you mind + -ing**, **Could you + V1** ve **Could I ask you to + V1** yapılarını hatasız tamamlayabilmelisin.
- Telefon görüşmesinde bağlama, bekleme ve tekrarlama isteklerini ayırabilmelisin.
- Rica metninde gerekçeyi, istenen eylemi ve resmiyet düzeyini belirleyebilmelisin.
Bu Üniteyi Pekiştir
Konuyu tamamladıysan çalışma notlarıyla tekrar yapabilir veya seviyene uygun testlerle kendini ölçebilirsin.
Bu Konuyla İlgili Testler
12. Sınıf İngilizce Favors Rica ve Talepte Bulunma - Kolay Test
20 soru
Temel kavramları kontrol et
12. Sınıf İngilizce Favors Rica ve Talepte Bulunma - Orta Test
20 soru
Bilgini uygulamaya geçir
12. Sınıf İngilizce Favors Rica ve Talepte Bulunma - Zor Test
20 soru
Detay ve yorum gücünü ölç
12. Sınıf İngilizce Favors Rica ve Talepte Bulunma - Karma Test 1
20 soru
Gerçek sınav temposunda kendini dene