Konu Anlatımı / Ders Notu
Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası ve Hatay Konu Anlatımı
Dış politika ilkelerinden Musul, Montrö ve Hatay süreçlerine kadar tüm gelişmeleri adım adım öğren.
Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası ve Hatay
Bu konu MEB ders kitabının **6.1 Atatürk Dönemi Türk Dış Politikasının Temel İlke ve Amaçları (s. 184–188)**, **6.2 Atatürk Dönemi Türk Dış Politikasında Yaşanan Gelişmeler (s. 189–196)** ve **6.3 Hatay'ın Türkiye'ye Katılması (s. 197–198)** başlıklarını birlikte işler.
1. Dış politika ve diplomasi ne demektir?
**Dış politika**, bağımsız bir devletin diğer devletlerle ilişkilerinde benimsediği ilkeler doğrultusunda izlediği yoldur. **Diplomasi**, bu ilişkilerin yürütülmesine ilişkin yöntem, kanun ve kurallar bütünüdür. Bir devletin dış politikadaki imkânlarını coğrafi konumu, kaynakları ve siyasi, askerî, sosyal, ekonomik gücü etkiler. Türkiye'nin Asya ile Avrupa arasında bulunması ilişkilerinde belirleyici ve dengeleyici rol oynamasını sağlar.
Millî Mücadele'nin kazanılması millî egemenliğe dayalı devletin kurulmasını, **Lozan Barış Antlaşması** bu devletin uluslararası tanınmasını, Cumhuriyet'in ilanı ise yönetim biçimine ilişkin belirsizliklerin giderilmesini sağlamıştır. Atatürk, devletin ve milletin yararını temel alan dış siyaseti **millî politika** olarak görmüştür.
2. Türk dış politikasının temel ilkeleri
2.1. Tam bağımsızlık
Türkiye'nin siyasi, mali, ekonomik, adli, askerî ve kültürel alanların **tamamında** kendi kararlarını alabilmesini gerektirir. Bu alanlardan birindeki bağımlılık, gerçek anlamda tam bağımsızlığı eksiltir. Lozan'da ve Lozan sonrasında taviz verilmemesi amaçlanan temel ilkedir. Ekonomik güç olmadan askerî ve siyasi kazanımların korunmasının zor olduğu vurgulanır.
2.2. Gerçekçilik
Ülkenin imkânlarını, tarihî koşullarını, dünya siyasetini ve millî güç ile hedefler arasındaki uyumu hesaba katmaktır. Gerçekçilik **amaçsızlık** değildir: yapılabilir hedefler belirlemek ve maceracı, hayalci politikalardan uzak durmaktır.
2.3. Akılcılık
İlişkileri dogmalarla değil **akıl, mantık, bilim ve değişen koşulların değerlendirilmesiyle** yönetmektir. Devletler arasında değişmez dostluk veya düşmanlık kabul etmek yerine karşılıklı yarar ve güncel şartlar dikkate alınır.
2.4. Mütekabiliyet (karşılıklılık)
Bir devletin başka bir devlete, onun vatandaşlarına veya kararlarına karşı gösterdiği davranışa **aynı ölçüde karşılık** verilmesidir. Eşitlik ve egemenliğe saygı bu ilkeyi destekler. Lozan'ın 45. maddesinde Türkiye'deki gayrimüslimlerle Yunanistan'daki Müslümanların hakları bakımından iki tarafa karşılıklı sorumluluk yüklenmiştir.
2.5. Barışçılık
**Yurtta barış, dünyada barış** anlayışıyla sorunların görüşme ve anlaşmalarla çözülmesini istemektir. Savaşı amaç olarak görmemek, dünyada barışın korunması için uluslararası iş birliğine katılmak demektir. Türkiye'nin Milletler Cemiyetine katılması dünya barışına; Balkan Antantı ve Sadabat Paktı bölgesel barışa yönelik örneklerdir.
2.6. Millî menfaatleri esas alma
Milletin güvenliği, refahı, huzuru ve mutluluğu için **uluslararası hukuka uygun** hedefler belirlenir. Millî çıkarların dünya barışıyla da uyumlu olması gözetilir. Gerçekleşmesi mümkün olmayan hedeflerle halkı zarara uğratmaktan kaçınılır.
2.7. Türk ve dünya kamuoyunu dikkate alma
**Kamuoyu**, bir olay veya konu hakkındaki halkın genel düşüncesidir. Halkın doğru bilgilendirilmesine ve görüşlerinin alınmasına önem verilir. Millî Mücadele yıllarında basın ve Anadolu Ajansı ulusal ve uluslararası kamuoyunu bilgilendirmede rol oynamıştır.
3. Lozan'dan sonra dış politikanın iki dönemi
**1923–1930:** Lozan sonrasında çözümü sürdürülen sorunlara odaklanıldı; Musul ve Irak sınırı, yabancı okullar, dış borçlar ve nüfus değişimi bu dönemin öne çıkan başlıklarıdır.
**1930–1938:** Almanya ile İtalya'nın saldırgan yayılmacı politikaları karşısında bölgesel ve uluslararası güvenlik ön plana çıktı. Türkiye barış kuruluşları ve anlaşmalarıyla güvenlik aradı.
3.1. Yabancı Okullar Sorunu
Osmanlı'nın son döneminde yeterince denetlenemeyen yabancı ve azınlık okullarının bir kısmı devlet aleyhinde faaliyetlere karışmıştı. Cumhuriyet yönetimi okulları Türk hukukuna bağladı. **Lozan'ın 40. maddesi** ayrıcalıkları kaldırdı; **3 Mart 1924 Tevhid-i Tedrisat Kanunu** yerli ve yabancı okulları Millî Eğitim Bakanlığına bağladı.
**1925 genelgesine göre:** mabetler dışındaki dinî semboller kaldırılacak; Türk tarihi, coğrafyası ve yurt bilgisi Türk öğretmenlerce Türkçe okutulacak; yabancı müdürün yanında Türk müdür yardımcısı bulunacaktı. **7 Kasım 1935 yönergesi** sosyoloji dersinin de Türkçe ve Türk öğretmence okutulmasını, tatillerin Türk okullarıyla aynı olmasını ve yabancı okulların yeni şube/sınıf açamamasını düzenledi. Kurallara uyanlar devam etti, uymayanlar kapatıldı.
3.2. Dış Borçlar
Lozan'da **Düyûn-ı Umûmiye İdaresi kaldırıldı**; Osmanlı borçlarının ödeme yöntemi daha sonra belirlenecekti. **13 Haziran 1928 Paris Antlaşması** borçları Osmanlı'dan ayrılan devletler arasında paylaştırdı; en büyük pay Türkiye'ye düştü. Taksitlerin Türk lirası veya Fransız frangıyla ödenmesi kabul edildi. 1929 Ekonomik Bunalımı ödemeleri zorlaştırınca **22 Nisan 1933 Paris Borç İtilafnamesi** ile borcun bir kısmı indirildi ve şartlar hafifletildi. Türkiye son taksitini **25 Mayıs 1954'te** ödedi. Bu son tarih Atatürk dönemi dışına uzanan çözümün tamamlanma tarihidir.
3.3. Musul Sorunu
Musul petrol kaynakları ve stratejik önemi nedeniyle İngiltere'nin ilgi alanındaydı. İngilizler, Mondros'tan **sonra 11 Kasım 1918'de** Musul'u işgal etti. Misakımillî Musul'u vatanın parçası sayıyordu. Lozan'da anlaşılamayınca görüşmelerin daha sonra ikili yapılmasına karar verildi. **19 Mayıs 1924 İstanbul görüşmelerinde** anlaşma sağlanamadı; konu Milletler Cemiyetine taşındı. Cemiyet, Musul'un İngiltere mandasındaki Irak'ta, Hakkâri'nin Türkiye'de kalmasını uygun gördü; TBMM önce bu karara karşı çıktı. İç karışıklıkların da etkisiyle **5 Haziran 1926 Ankara Antlaşması** imzalandı: **Musul Irak'a bırakıldı, Hakkâri Türkiye'de kaldı; Irak'ın Musul petrollerinden aldığı verginin %10'unun 25 yıl Türkiye'ye verilmesi** kararlaştırıldı.
3.4. Nüfus Mübadelesi
**30 Ocak 1923 sözleşmesi**, Türkiye'deki Rumlarla Yunanistan'daki Müslümanların karşılıklı değişimini öngördü. **30 Ekim 1918 öncesinden İstanbul'da yerleşik Rumlar ve Batı Trakya Türkleri** kapsam dışındaydı. Yunanistan 'yerleşik' kapsamını genişletmek ve Batı Trakya Türklerini değişime almak isteyince anlaşmazlık yaşandı. Türkiye'nin meseleyi Milletler Cemiyetine götürmesi de çözüm getirmedi. **10 Haziran 1930 anlaşması** sonucunda İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türklerinin tümü yerleşik sayıldı; Anadolu'daki diğer Rumlarla Yunanistan'daki diğer Türklerin değişimi yapıldı. İki ülke ilişkilerindeki düzelme, 1934 Balkan Antantı'na ortam hazırladı.
4. Barış ve güvenliğe yönelik uluslararası girişimler
4.1. Milletler Cemiyetine giriş — 18 Temmuz 1932
I. Dünya Savaşı sonrasında kurulan cemiyetin amacı uluslararası uyuşmazlıkları diplomasiyle çözmek ve barışı korumaktı. Musul konusunda İngiltere'ye yakın tutumu Türkiye'nin başlangıçta uzak durmasına yol açtı. Türkiye'nin 1928'den itibaren silahsızlanma çalışmalarına katılması ve barışçı tutumu üzerine **İspanya'nın girişimi, Yunanistan'ın desteği ve cemiyetin davetiyle** Türkiye **18 Temmuz 1932'de** üye oldu. Atatürk, doğrudan başvurmak yerine davet beklemeyi tercih etmişti.
4.2. Balkan Antantı — 9 Şubat 1934
Almanya'nın ve İtalya'nın yayılmacı siyasetleri Balkan güvenliğini tehdit ediyordu. **Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya** Atina'da **9 Şubat 1934'te** Balkan Antantı'nı imzaladı. Devletler birbirlerinin sınırlarını güvenceye almayı, istişare etmeden başka bir Balkan devletiyle siyasi antlaşma yapmamayı ve karşılıklı ekonomik çıkarları korumayı kabul etti. **Arnavutluk İtalya'dan çekindiği, Bulgaristan yayılmacı beklentileri olduğu için katılmadı.** II. Dünya Savaşı'yla pakt dağıldı.
4.3. Montrö Boğazlar Sözleşmesi — 20 Temmuz 1936
Lozan'da Boğazlar'ın yönetiminin uluslararası komisyona bırakılması ve iki yakanın **15'er kilometrelik bölümünün askerî güçlerden arındırılması** Türkiye'nin egemenlik ve güvenliğini kısıtlıyordu. Milletler Cemiyetinin güvenlik garantisinin etkisizleşmesi üzerine Türkiye **11 Nisan 1936'da** ilgili devletlere nota gönderdi. **22 Haziran'da Montrö Konferansı** başladı; **20 Temmuz 1936'da sözleşme** imzalandı.
Sözleşmeyle **Boğazlar Komisyonu kaldırıldı**, Türkiye'nin asker bulundurmasına izin verildi, **ticaret gemilerinin geçişi serbest** bırakıldı; barış zamanında savaş ve uçak gemileri için belirli kurallar getirildi. Türkiye savaş tehlikesiyle karşılaşır veya savaşa girerse **Boğazlar'ı kapatabilecekti**. Bu, Boğazlar'daki Türk egemenliğini güçlendirdi ve Misakımillî'ye uygun çözümdü.
4.4. Sadabat Paktı — 8 Temmuz 1937
İtalya'nın 1935'te Habeşistan'ı işgali ve bölgedeki yayılmacı hareketleri üzerine Türkiye, doğu komşularıyla güvenliği artırmak istedi. **Türkiye, İran, Irak ve Afganistan**, **8 Temmuz 1937'de** Sadabat Paktı'nı imzaladı. Üyeler birbirlerinin iç işlerine karışmamayı ve ortak sınırlara saygı göstermeyi benimsedi. Balkan Antantı batı, Sadabat Paktı doğu, Montrö Boğazlar güvenliğiyle ilişkilidir. Kitapta paktın II. Dünya Savaşı sırasında askıya alındığı; sonraki gelişmelerle geçerliliğini yitirdiği de anlatılır.
5. Hatay'ın Türkiye'ye katılması
5.1. 1921–1936: Özel statüden bağımsızlık talebine
**20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması** sonrasında İskenderun Sancağı (Hatay), Misakımillî sınırları dışında, **Fransa denetiminde özel yönetime** bırakıldı. Bölgenin Türk nüfusunun millî kültürünü koruyacak haklar tanındı; **Türkçe resmî dil ve Türk parası resmî para birimi** kabul edildi. Mustafa Kemal, Tayfur Sökmen ve arkadaşlarını teşkilatlanmaya yönlendirdi ve bölgeye **Hatay** adını verdi.
**1936'da** Fransa'nın Suriye üzerindeki mandasını bırakma ve Hatay'ın yönetimini Suriye'ye devretme girişimi Türkiye'nin itirazını doğurdu. Türkiye, Hatay için **bağımsızlık** talep ederek konuyu **6 Ekim 1936'da Milletler Cemiyetine** götürdü.
5.2. 1937–1938: Ayrı yönetim ve Hatay Devleti
**29 Mayıs 1937:** Hatay, iç işlerinde serbest, dış işlerinde Suriye'ye bağlı, **ayrı anayasalı** bir yapıya kavuştu. Uygulamadaki sıkıntılar ve Fransa-Suriye müdahaleleri devam etti. Avrupa'daki gerilim Fransa'yı uzlaşmaya yaklaştırdı. Atatürk, 1938'de Mersin ve Adana'da birlikleri denetleyerek konudaki kararlılığı gösterdi.
**3 Temmuz 1938:** Türk-Fransız askerî düzenlemesi yapıldı; Türkiye'nin Hatay'da güvenlik için **6 bin kişilik kuvvet** bulundurabilmesi kabul edildi. **5 Temmuz 1938:** Türk askerleri Hatay'a girdi. **22 Ağustos 1938:** Seçimler yapıldı, Hatay Meclisi kuruldu; meclis, ülkeye **Hatay Devleti** adını verdi; **Tayfur Sökmen cumhurbaşkanı** oldu.
5.3. 1939: Türkiye'ye katılış
**23 Haziran 1939:** Türkiye–Fransa antlaşmasıyla Fransa Hatay'ın Türkiye'ye katılmasını kabul etti. **29 Haziran 1939:** Hatay Meclisi oy birliğiyle katılma kararı aldı. **30 Haziran 1939:** Kitapta belirtildiği tarihe göre Hatay Türkiye'ye katıldı. Bu tarihleri birbirinden ayırmak gerekir: devletlerarası kabul, meclis kararı ve katılma farklı aşamalardır.
Sık Karıştırılan Noktalar
- **Gerçekçilik:** imkân–hedef dengesi; **akılcılık:** bilime ve mantığa dayanma. İkisi birbiriyle uyumlu ama aynı tanım değildir.
- **Mütekabiliyet:** tarafların hak ve uygulamalarında karşılıklılık; **barışçılık:** uyuşmazlıkların güç kullanmadan çözümü.
- **1921 Ankara Antlaşması:** Hatay'ın özel yönetimi; **1926 Ankara Antlaşması:** Musul ve Irak sınırı.
- **1932 Milletler Cemiyeti:** uluslararası üyelik; **1934 Balkan Antantı:** bölgesel güvenlik; **1937 Sadabat:** doğu sınırları iş birliği.
- **1937 Hatay statüsü:** iç işlerinde serbest ama dış işlerinde Suriye'ye bağlı; **1938 Hatay Devleti:** seçilmiş meclisi ve cumhurbaşkanı olan yapı; **1939:** Türkiye'ye katılım.
- **Lozan:** Boğazlar'da uluslararası komisyon ve askersiz alan; **Montrö:** komisyonun kaldırılması ve Türkiye'nin asker bulundurabilmesi.
Soru Çözerken Kullanılabilecek Yaklaşım
- Paragraftaki **tarafları ve tarihi** belirle: İngiltere–Musul, Yunanistan–nüfus değişimi, Fransa–Hatay.
- Bir olayın **nedenini, kararını ve sonucunu** ayrı düşün. Örneğin Hatay'ın 1937 statüsü nihai katılım değildir.
- Bir ifadenin ilkeye mi, uygulamaya mı ait olduğuna bak. 'Hedefleri millî güce göre kurma' gerçekçilik; 'aynı davranışla karşılık verme' mütekabiliyettir.
- Önce verilen bilgilerin **kesin kanıtladığı** yargıları seç; metinde olmayan sonucu ekleme.
- Kronolojilerde 1921–1926 Ankara anlaşmalarını, 1934–1936–1937 güvenlik adımlarını ve Hatay'ın 1937–1938–1939 aşamalarını ayır.
Konu Özeti
Atatürk'ün dış politikası bağımsızlık, gerçekçilik, akılcılık, karşılıklılık, barış ve millî menfaat üzerine kurulmuştur. Lozan sonrasındaki yabancı okullar, borçlar, Musul ve nüfus değişimi sorunları diplomasiyle ele alınmıştır. 1930'larda Milletler Cemiyetine katılım, Balkan Antantı, Montrö ve Sadabat Paktı ile güvenlik güçlendirilmiştir. Hatay, özel statüden ayrı yönetime ve Hatay Devletine geçerek 1939'da Türkiye'ye katılmıştır.
Konuyu Bitirdiğinde Bunları Yapabiliyor Olmalısın
- Dış politika ve diplomasi arasındaki farkı açıklayabilmek.
- Dış politika ilkelerini örnek olaylarla eşleştirmek.
- Yabancı okullar, Osmanlı borçları, Musul ve nüfus değişimi sorunlarının taraflarını ve sonuçlarını ayırmak.
- Milletler Cemiyeti, Balkan Antantı, Montrö ve Sadabat Paktı'nın amaçlarını, üyelerini ve tarihlerini karşılaştırmak.
- Hatay'ın 1921–1939 sürecini kronolojik olarak yorumlamak.
- Bir metinde verilen bilgiden desteklenen ve desteklenmeyen çıkarımları ayırmak.
Bu Üniteyi Pekiştir
Konuyu tamamladıysan çalışma notlarıyla tekrar yapabilir veya seviyene uygun testlerle kendini ölçebilirsin.
Bu Konuyla İlgili Testler
8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası ve Hatay - Kolay Test
20 soru
Temel kavramları kontrol et
8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası ve Hatay - Orta Test
20 soru
Bilgini uygulamaya geçir
8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası ve Hatay - Zor Test
20 soru
Detay ve yorum gücünü ölç
8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası ve Hatay - Karma Test 1
20 soru
Gerçek sınav temposunda kendini dene