Konu Anlatımı / Ders Notu
1908-1918 Kitlesel Göç ve Salgınlar Konu Anlatımı
1908-1918 döneminde Balkan ve Doğu Anadolu göçlerini, kolera-tifüs-sıtma salgınlarını, Hilâl-i Ahmer yardımlarını ve iskân politikalarını ayrıntılı öğrenin.
1908-1918 Yılları Arasında Yaşanan Kitlesel Göç ve Salgınlar
1908-1918 yılları, Osmanlı Devleti’nin savaşlar nedeniyle büyük nüfus hareketleriyle ve bu hareketlerin ağırlaştırdığı salgın hastalıklarla karşı karşıya kaldığı bir dönemdir. Balkan Savaşları sırasında Rumeli’den Anadolu’ya yönelen Türk ve Müslüman göçleri ile I. Dünya Savaşı yıllarında Kafkas Cephesi ve Doğu Anadolu’dan batıya doğru gerçekleşen kitlesel göçler, devletin demografik, ekonomik, toplumsal ve idari yapısını derinden etkiledi.
Göçün başlıca nedenleri savaşlar, güvenlik kaygıları, baskılar, işgaller, merkezî otoritenin zayıflaması ve yeni ulus-devletlerin kurulmasıydı. Göç yollarındaki uzun yolculuklar, yetersiz beslenme, kötü barınma koşulları, kirli su, hijyen eksikliği ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği ise kolera, tifüs, dizanteri ve sıtma gibi hastalıkların yayılmasına zemin hazırladı.
Osmanlı Toplumunda Etnik ve Dinî Çeşitlilik
Osmanlı Devleti geniş bir coğrafyaya yayılmış, farklı dinî ve etnik toplulukları bünyesinde barındıran bir devletti. Millet sistemi sayesinde gayrimüslim cemaatler kendi dinî hukuklarına göre yaşamlarını sürdürebiliyor, farklı topluluklar aynı devlet sınırları içinde yan yana yaşayabiliyordu.
Etnik ve dinî çeşitliliğin oluşmasında:
- Osmanlı Devleti’nin çok geniş topraklara yayılması,
- İskân politikaları,
- Anadolu’dan Balkanlara Müslüman nüfus yerleştirilmesi
etkili olmuştu.
XIX. yüzyılda milliyetçilik düşüncesinin yayılmasıyla bu yapı yeni bir döneme girdi. Balkanlardaki ayrılıkçı hareketler, Osmanlı-Rus savaşları ve Avrupa devletlerinin desteği sonucunda Balkanlarda yeni ulus-devletler kuruldu. Bu süreçte Türk ve Müslüman nüfus, yeni devletlerin sınırları içinde azınlık durumuna düştü.
Balkan Göçlerinin Tarihsel Zemini
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında başlayan göç ve göçmen sorunu, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı yıllarında yeniden büyüdü.
Balkanlarda:
- Milliyetçi hareketlerin güçlenmesi,
- Yeni ulus-devletlerin kurulması,
- Toprak kayıpları,
- Türk ve Müslüman nüfusun baskıya uğraması,
- Savaş sırasında güvenliğin bozulması
kitlesel göçleri hızlandırdı.
Bölgedeki limanlar, demir yolu istasyonları ve büyük kasabalar göçmenlerin toplanma merkezleri hâline geldi. İnsanlar kara, deniz ve demir yolu güzergâhlarını kullanarak Anadolu’ya ulaşmaya çalıştı.
Balkan Milliyetçiliğinin Özellikleri
Ders kitabında Balkan milliyetçiliği ile Batı Avrupa milliyetçiliği karşılaştırılır.
Batı Avrupa’da milliyetçilik:
- Aydınlanma,
- Akıl,
- Özgürlük,
- Eşitlik,
- Sanayileşme,
- Burjuvazi,
- Yurttaşlık
unsurlarıyla ilişkilendirilir.
Balkanlarda ise:
- Etnik köken,
- Din,
- Mezhep,
- Dil,
- Romantizm,
- Dış destek
daha belirleyici unsurlar olarak ele alınır.
Sırp, Bulgar ve Yunan kiliseleri ile eğitim kurumları millî bilincin gelişmesine katkı sağladı. Din, Balkan milliyetçiliğinde ulusal kimliği güçlendiren önemli bir araç hâline geldi.
I. Balkan Savaşı ve Sivil Halkın Korunmasız Kalması
Osmanlı ordusunun I. Balkan Savaşı’nda hızlı biçimde geri çekilmesi, bölgedeki sivil halkın korunmasız kalmasına yol açtı.
Bulgar, Sırp ve Yunan komitacıları ile askerî güçler:
- Osmanlı topraklarını işgal etti,
- Bölge halkına baskı uyguladı,
- Can ve mal güvenliğini tehdit etti.
Binlerce kişi:
- Köylerden büyük kasaba ve şehirlere,
- Oradan limanlara ve iskelelere,
- Son olarak Anadolu şehirlerine
doğru hareket etti.
Balkanlarda Nüfus Kayıpları
Ders kitabındaki verilere göre Balkan Savaşları öncesi ve sonrası Müslüman nüfusta büyük bir düşüş yaşandı.
1911 öncesi bazı bölgelerdeki Müslüman nüfus:
- Yunanistan: 746.485,
- Bulgaristan: 327.732,
- Yugoslavya olarak gösterilen bölge: 1.241.076.
Toplam: **2.315.293**.
Savaş sonrasında bu bölgelerde kalan Müslüman nüfus toplamı **870.114** olarak verilir.
Fark: **1.445.179**.
Kaynakta, Arnavutluk hariç elden çıkan Avrupa topraklarında yaşayan 2.315.293 Müslümanın %62’sinin artık bu topraklarda bulunmadığı belirtilir.
Ayrıca:
- 413.922 kişinin 1912-1920 arasında Türkiye’ye göç ettiği,
- 632.408 kişinin hayatını kaybettiği,
- 812.771 kişinin hayatta kaldığı
aktarılır.
Selânik’in Göçmen Merkezi Hâline Gelmesi
Selânik, Balkan Savaşları sırasında önemli bir göçmen merkeziydi.
9 Kasım 1912’de şehir Yunan kuvvetlerine teslim edildiğinde yaklaşık **50 bin göçmen** bulunuyordu.
Bu göçmenlerin büyük kısmı 1913 başına kadar:
- İzmir,
- Tekirdağ,
- Mersin
gibi şehirlere gönderildi.
II. Balkan Savaşı yıllarında Selânik’e yaklaşık **135 bin Müslüman** daha geldi.
Bir kısmı savaş sonrası evlerine döndü, bir kısmı Anadolu’ya sevk edildi. Yeni göçmen kafileleri nedeniyle şehirdeki göçmen yoğunluğu uzun süre devam etti.
Edirne’de Göç ve İşgal
Balkan Savaşları sırasında Edirne yaklaşık **20 bin göçmene** ev sahipliği yaptı.
26 Mart 1913’te Edirne Bulgar birliklerince işgal edildi.
İşgal sırasında:
- Şehir yağmalandı,
- Türk askerleri ve Müslüman halk ağır eziyet gördü,
- Bulgar birliklerinin Çatalca’ya ilerlemesiyle İstanbul, Gelibolu ve Anadolu’ya yeni göç dalgası başladı.
Balkan Göçlerinin Boyutu
Ders kitabında:
- I. ve II. Balkan Savaşlarında 200 binden fazla Müslümanın hayatını kaybettiği,
- Yaklaşık 2,3 milyon nüfusun yaşadığı bir bölgenin kaybedildiği,
- Bu nüfusun yaklaşık %62’sinin öldürüldüğü veya göç etmek zorunda kaldığı,
- İçişleri Bakanlığı verilerine göre göç etmek zorunda kalan Müslümanların sayısının 413.922 olduğu
belirtilir.
Bu veriler Balkan Savaşlarının yalnız askerî bir yenilgi değil, büyük bir demografik kırılma olduğunu gösterir.
Salgın Hastalıkların Yayılma Koşulları
Balkanlardan Anadolu’ya göç eden insanlar:
- Uzun süre yürümek,
- Kalabalık alanlarda beklemek,
- Yetersiz beslenmek,
- Temiz suya ulaşamamak,
- Sağlıksız barınaklarda yaşamak
zorunda kaldı.
Bu koşullar salgın hastalıkların hızla yayılmasına neden oldu.
Askerler arasında da:
- Sağlık personeli eksikliği,
- Yetersiz sağlık hizmeti,
- Yoğun sevkiyat,
- Kalabalık hastaneler
salgınların yayılmasını kolaylaştırdı.
Kolera
Kolera:
- Kirli su ve gıdalarla bulaşır,
- Şiddetli ishal ve su kaybına yol açar,
- Temiz su ve kanalizasyon sisteminin yetersiz olduğu yerlerde hızla yayılır,
- Kalabalık ve kötü hijyen koşullarında salgına dönüşebilir.
Balkan Savaşları döneminde İstanbul dışındaki göçmen toplanma alanlarında ve askerler arasında en çok görülen hastalıklardan biri koleraydı.
Tifüs
Tifüs:
- Bit ve pire ısırığı yoluyla bulaşır,
- Ateşli ve tehlikeli bir hastalıktır,
- Kötü hijyen ve kalabalık ortamlarda hızla yayılır.
Göçmenlerin ve askerlerin zayıf düşmesine, hatta ölümüne yol açtı.
İstanbul’da Salgın ve Sağlık Tedbirleri
Balkan Savaşları sırasında:
- 20 binden fazla asker İstanbul’a nakledildi,
- Çok sayıda göçmen İstanbul’a ulaştı,
- Hastaneler doldu.
Sarayburnu ve Gülhane Parkı:
- Çadırlı ordugâhlara dönüştürüldü.
Demirkapı’da:
- 110 yataklı hastane kuruldu.
İstanbul’daki:
- Okullar,
- Oteller,
- Camiler,
- Yalılar
sağlık hizmetine açıldı.
Ayasofya, Sultanahmet, Nuruosmaniye ve Mahmutpaşa camilerinde karantina ve sağlık yardımı uygulamaları yapıldı.
Asker ve polis karantina uygulamalarını denetledi.
Hilâl-i Ahmer Cemiyetinin Rolü
Hilâl-i Ahmer Cemiyeti:
- Yaralı askerleri taşıdı,
- Hastaneler açtı,
- Seyyar sağlık ekipleri kurdu,
- Göçmenlere yiyecek ve giyecek sağladı,
- Barınma yardımı yaptı,
- Kolera ve tifüs salgınlarıyla mücadele etti,
- İstasyonlarda çayhaneler açtı,
- Vapur kiraladı.
Muhacirîn Hastanesinde ve seyyar sağlık ekipleriyle yaklaşık **55 bin kişi** bir yıl içinde muayene ve tedavi edildi.
Hilâl-i Ahmer yalnız askerî yaralılara değil, göçmen sivillere de yardım ederek dönemin en önemli yardım kuruluşlarından biri oldu.
Salgınlarla Mücadelede Uygulanan Tedbirler
Salgınları sınırlandırmak amacıyla:
- Karantina merkezleri kuruldu,
- Tecrithaneler açıldı,
- Seyyar tütsüleme ve temizleme makineleri kullanıldı,
- Göçmenler aşılandı,
- Sıhhiye komisyonları kuruldu,
- Sağlıklı kişiler başka şehirlere sevk edildi,
- Kaynatılmış su dağıtıldı,
- Temizlik kuralları halka duyuruldu.
1913’te Gülhane’de hazırlanan kolera aşısı orduda kullanılmaya başlandı.
Ekim 1914’te Rumeli’den gelen tüm göçmen ve yolcuların aşılanmasına geçildi.
Göçmenlerin Barınma ve İskânı
İstanbul’a ulaşan göçmenler ilk aşamada:
- Camilere,
- Medreselere,
- Hanlara,
- Boş binalara,
- Şehir dışındaki ahşap barakalara
yerleştirildi.
Daha sonra göçmenlerin Anadolu’ya sevki gerçekleştirildi.
Göçmenlerin gönderildiği şehirlerden bazıları:
- Bursa,
- İzmir,
- Karasi,
- Bandırma,
- Çanakkale,
- Antalya,
- Adana,
- Eskişehir,
- Konya,
- Ankara,
- Samsun,
- Sivas.
1913 İskân-ı Muhacirin Nizamnamesi
Mevcut kanunların yetersiz kalması üzerine 1913’te **İskân-ı Muhacirin Nizamnamesi** yayımlandı.
Bu düzenlemeyle:
- Geçici iskân,
- Sağlık hizmeti,
- Yardım dağıtımı,
- İş temini,
- Arazi tahsisi
gibi konular düzenlendi.
Göçmenlerin:
- Alıştıkları iklime,
- Mesleklerine,
- Üretim becerilerine
uygun bölgelere yerleştirilmesi hedeflendi.
Aşâir ve Muhacirîn Müdüriyeti Umumisi
1914 başlarında:
- Göçmenlerin sevk,
- İaşe,
- İskân
işlerini düzenlemek amacıyla **Aşâir ve Muhacirîn Müdüriyeti Umumisi** kuruldu.
Göçmenlere:
- Vergi muafiyetleri,
- Arazi,
- İş imkânı,
- Çeşitli kolaylıklar
sağlandı.
Muhacir komisyonları ve kadastro memurları boş arazileri tespit etti; Maliye Nezareti çiftlik arazileri satın aldı.
Eskişehir, İzmir ve Adana gibi şehirlerde muhacir köyleri kuruldu.
Muhacir ve Mülteci Ayrımı
Ders kitabında Osmanlı idaresinin hukuki açıdan iki kavramı ayırdığı belirtilir.
**Mülteci:**
- Savaş hâli nedeniyle düşman işgaline uğrayan yerlerden hudut gerisine sığınan insanlar.
**Muhacir:**
- Antlaşmayla başka bir devlete bırakılmış topraklardan gelen insanlar.
İşgalin geçici olması durumunda geri dönüş ihtimali bulunduğu için mültecilerle ilgili bazı işlemler daha yavaş ilerleyebiliyordu.
Göçmenlere Halkın Yardımı
Devlet kurumlarının yanı sıra halk da göçmenlere yardım etti.
Belediyeler ve gazeteler yardım çağrıları yaptı.
Şehir halkı:
- Yiyecek,
- Kıyafet,
- Ev,
- Arazi,
- İş imkânı
sağladı.
Mısır ve Hindistan gibi bölgelerden gelen yardımların göçmenlere ulaştırılmasında Hilâl-i Ahmer önemli rol oynadı.
Göçlerin Osmanlı Maliyesine Etkisi
Balkanların kaybı:
- Tarımsal üretim kapasitesini,
- Ticari gelirleri,
- Selânik gibi üretim ve ticaret merkezlerini
Osmanlı Devleti’nin elinden çıkardı.
Aynı zamanda göçmenlerin:
- Barınma,
- İaşe,
- Sevk,
- Arazi,
- Konut,
- Tohum,
- Tarım aracı
ihtiyaçları devlet bütçesine yeni yük getirdi.
Devlet Ziraat Bankasından aldığı kredileri:
- İaşe ve sevk,
- Konut yapımı,
- Zirai araç gereç,
- Tohumluk,
- Arazi satın alma
işlerinde kullandı.
Göçmenlerin Ekonomik Hayata Katılması
Devlet, göçmenlerin önceki meslek ve becerilerine göre istihdam edilmesine çalıştı.
Göçmenlerin uzun vadede ekonomiye bazı katkıları oldu:
- Balkanlarda kullanılan pulluk ve yaylı araba gibi araçların Anadolu’da yayılması,
- Patates üretiminin artması,
- Selânik’ten gelen göçmenlerin İstanbul dokuma sanayisine katkısı,
- Müslüman girişimcilerin artması.
Bu nedenle kitlesel göçler ilk aşamada ağır bir mali yük oluştursa da uzun vadede bazı ekonomik ve teknik kazanımlar sağladı.
Göçlerin Demografik ve Toplumsal Etkileri
Göçler sonucunda:
- Balkanlardaki Türk ve Müslüman nüfus azaldı,
- Anadolu’daki Müslüman nüfus arttı,
- Yeni köyler kuruldu,
- Kırım, Balkan ve Kafkas tipi yerleşimler oluştu,
- Osmanlı Devleti’nin kozmopolit nüfus yapısı değişti.
Göçmenlerin yerli halkla kaynaşması Anadolu’daki toplumsal yapının dönüşmesine ve ortak aidiyet duygusunun güçlenmesine katkı sağladı.
Ders kitabına göre kitlesel göçler, İttihat ve Terakki taraftarlarının Osmanlıcılıktan uzaklaşıp Türkçülük siyasetine yönelmesinde de etkili oldu.
I. Dünya Savaşı’nda Doğu Anadolu Göçleri
29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasının Rus hedeflerini bombalamasından sonra Rus ordusu 1 Kasım’da sınırı geçti.
Sarıkamış Harekâtı’nın başarısızlığı:
- Erzurum-Sarıkamış hattındaki Müslüman nüfusun batıya göçünü hızlandırdı.
Artvin, Borçka ve Acara halkı:
- Trabzon’a sığındı.
Trabzon bombalanınca:
- Kadınlar ve çocuklar da göç etti.
Rus ilerlemesiyle:
- Giresun,
- Ordu,
- Samsun
gibi şehirlere yeni göç dalgaları oluştu.
1916 sonunda Samsun ve çevresindeki göçmen sayısı **85 bini aştı**.
Sivas ve Güney Hattına Göçler
1915-1916’da Rus ordusunun:
- Van,
- Bitlis,
- Muş,
- Erzurum,
- Erzincan,
- Gümüşhane,
- Trabzon
gibi yerleri işgal etmesi yeni göçlere yol açtı.
1916 sonunda Sivas’taki göçmen sayısı **300 bine** ulaştı.
Bu nüfusun bir kısmı:
- Ankara,
- Çorum,
- Yozgat,
- Kayseri,
- Niğde,
- Kırşehir,
- Konya
gibi şehirlere sevk edildi.
Elâzığ-Malatya-Maraş-Antep-Diyarbakır-Urfa hattına yönelen göçler sonucunda Diyarbakır-Urfa hattındaki göçmen sayısı **200 bine** ulaştı.
I. Dünya Savaşı’nda Salgınlar
I. Dünya Savaşı yıllarında:
- Sıtma,
- Kolera,
- Tifüs
yaygın olarak görüldü.
Sıtma:
- Halkın üretim gücünü düşürdü,
- Ölüm oranlarını artırdı.
Sıhhiye Nezareti sıtmayla mücadele amacıyla **kinin tabletleri** hazırlayarak halka dağıttı.
Kafkas Cephesi’nde ordu ve göçmenler arasında yayılan salgınların Ocak-Kasım 1915 döneminde yaklaşık **70 bin can kaybına** neden olduğu belirtilir.
Doğu Vilayetlerindeki Büyük Nüfus Kaybı
Savaş öncesinde:
- Erzurum,
- Van,
- Bitlis,
- Erzincan,
- Trabzon
çevresinde yaklaşık **2,6 milyon Müslüman** yaşıyordu.
Ders kitabındaki verilere göre:
- Rus işgalleri,
- Katliamlar,
- Kıtlık,
- Salgınlar
nedeniyle bu nüfusun **1 milyonu hayatını kaybetti**.
Yaklaşık **800 bin kişi** 1916 sonu itibarıyla mülteci durumuna düştü.
Savaş Sonrası Geri Dönüşler
Aralık 1917’de Rus ordusunun Osmanlı topraklarından çekilmesiyle göçmenlerin bir bölümü evlerine dönmeye başladı.
Mayıs 1920’ye kadar:
- Yaklaşık 300 bin kişi geri dönebildi,
- 627 bin kişi gittikleri yerlerde mülteci olarak kaldı.
Dönenlerin bir bölümü:
- Yıkılmış evler,
- Geçici barınaklar,
- Tarım araç ve tohum eksikliği
ile karşılaştı.
Devlet:
- Kereste yardımı yaptı,
- Boş evleri ihtiyaç sahiplerine tahsis etti,
- Tohum dağıttı.
Hilâl-i Ahmer de:
- Kıtlık,
- Salgın,
- Barınma
sorunlarıyla mücadele etmeyi sürdürdü.
Sık Karıştırılan Noktalar
- Balkan göçleri yalnız savaş yenilgisiyle açıklanmaz; milliyetçilik, yeni ulus-devletler ve etnik-dinî baskılar da etkiliydi.
- Kolera kirli su ve gıdalarla bulaşır.
- Tifüs bit ve pirelerle bulaşır.
- Selânik ve Edirne önemli göçmen merkezlerindendi.
- İçişleri Bakanlığı verisine göre Balkan Savaşlarında 413.922 Müslüman göç etmek zorunda kaldı.
- 1913 İskân-ı Muhacirin Nizamnamesi göçmenlerin geçici ve kalıcı iskânını düzenledi.
- Aşâir ve Muhacirîn Müdüriyeti Umumisi 1914 başında kuruldu.
- Muhacir ve mülteci aynı hukuki statü değildir.
- Hilâl-i Ahmer hem asker hem sivil göçmenlere yardım etti.
- 1913’te kolera aşısı orduda kullanılmaya başlandı.
- Ekim 1914’te Rumeli’den gelen göçmen ve yolcuların aşılanmasına başlandı.
- Göçler Osmanlı maliyesine ağır yük getirdi.
- Uzun vadede göçmenler tarım ve dokuma gibi alanlarda ekonomiye katkı sağladı.
- I. Dünya Savaşı sırasında Kafkas Cephesi’ndeki yenilgi ve Rus ilerleyişi doğudan batıya büyük göçlere yol açtı.
- 1916 sonunda Sivas’ta 300 bin, Samsun çevresinde 85 binden fazla göçmen bulunuyordu.
- Sıtmayla mücadelede kinin kullanıldı.
Soru Çözerken Kullanılabilecek Yaklaşım
- Balkan milliyetçiliği + yeni ulus-devletler → Türk ve Müslüman göçleri.
- Hızlı Osmanlı geri çekilişi → sivil halkın korunmasız kalması.
- Selânik/Edirne → göçmen toplanma merkezleri.
- Kolera → kirli su ve gıda.
- Tifüs → bit ve pire.
- Göç + kalabalık + hijyen sorunu → salgın.
- Hilâl-i Ahmer → sağlık + gıda + barınma + yardım.
- Karantina/tecrithane → salgını sınırlandırma.
- 1913 → İskân-ı Muhacirin Nizamnamesi.
- 1914 → Aşâir ve Muhacirîn Müdüriyeti Umumisi.
- Muhacir → antlaşmayla kaybedilen topraktan gelen.
- Mülteci → savaş/işgal nedeniyle geçici olarak hudut gerisine sığınan.
- Ziraat Bankası kredileri → iaşe, sevk, konut, tohum, arazi.
- Uzun vadeli ekonomik etki → yeni araçlar, patates, dokuma, girişimcilik.
- Demografik etki → Balkanlarda Müslüman nüfus azalması, Anadolu’da artış.
- Sarıkamış ve Rus ilerleyişi → Doğu Anadolu’dan batıya göç.
- 1916 Sivas → yaklaşık 300 bin göçmen.
- 1916 Samsun çevresi → 85 binden fazla göçmen.
- Sıtma → kinin.
- Savaş sonrası geri dönüş → kereste, ev, tohum yardımları.
Konu Özeti
1908-1918 döneminde Osmanlı Devleti kitlesel göçler ve salgın hastalıklarla mücadele etti. Balkan Savaşları sırasında Osmanlı ordusunun geri çekilmesi, yeni ulus-devletlerin kurulması, milliyetçi baskılar ve güvenlik kaygıları Türk ve Müslüman nüfusun Anadolu’ya göçünü hızlandırdı. Selânik, Edirne ve İstanbul gibi merkezler yoğun göçmen akınlarına sahne oldu.
Göç yollarında temiz suya ulaşamama, kalabalık, yetersiz beslenme, kötü hijyen ve sağlık personeli eksikliği kolera ve tifüs başta olmak üzere salgınların yayılmasına neden oldu. Askerî Sıhhiye Dairesi ve Hilâl-i Ahmer Cemiyeti hastane, karantina, aşı, sağlık ekibi, yiyecek ve barınma yardımlarıyla mücadele etti.
Osmanlı Devleti göçmenlerin iskânını düzenlemek için 1913 İskân-ı Muhacirin Nizamnamesini yayımladı; 1914’te Aşâir ve Muhacirîn Müdüriyeti Umumisini kurdu. Göçmenlere arazi, iş, barınma ve vergi kolaylıkları sağlandı. Göçlerin ilk etkisi mali ve toplumsal yük olurken uzun vadede tarım, dokuma ve girişimcilik gibi alanlarda katkılar ortaya çıktı.
I. Dünya Savaşı sırasında Sarıkamış yenilgisi ve Rus ilerleyişi Doğu Anadolu’dan batıya doğru yeni göçlere yol açtı. Sivas, Samsun, Diyarbakır-Urfa hattı gibi bölgeler yüz binlerce göçmeni barındırdı. Sıtma, kolera ve tifüs salgınları savaşın insani kayıplarını artırdı. Rusların çekilmesiyle bazı göçmenler geri döndü ancak büyük bir kısmı yeni yerleşim bölgelerinde kaldı.
Konuyu Bitirdiğinde Bunları Yapabiliyor Olmalısın
- Balkan göçlerinin tarihsel nedenlerini açıklayabilmelisin.
- Balkan milliyetçiliğinin özelliklerini açıklayabilmelisin.
- Balkan Savaşlarında Türk ve Müslüman nüfusun neden göç ettiğini yorumlayabilmelisin.
- Selânik ve Edirne’nin göç sürecindeki rolünü açıklayabilmelisin.
- Balkan Savaşlarındaki demografik kayıpları yorumlayabilmelisin.
- Kolera ve tifüsün bulaşma yollarını ayırabilmelisin.
- Göç koşullarının salgınları neden hızlandırdığını açıklayabilmelisin.
- Hilâl-i Ahmer Cemiyetinin göçmen ve salgın mücadelesindeki rolünü açıklayabilmelisin.
- İstanbul’da uygulanan karantina ve sağlık tedbirlerini açıklayabilmelisin.
- İskân-ı Muhacirin Nizamnamesinin amacını açıklayabilmelisin.
- Aşâir ve Muhacirîn Müdüriyeti Umumisinin görevini açıklayabilmelisin.
- Muhacir ile mülteci arasındaki farkı açıklayabilmelisin.
- Göçlerin Osmanlı maliyesine etkisini değerlendirebilmelisin.
- Göçmenlerin uzun vadede ekonomiye katkılarını açıklayabilmelisin.
- Göçlerin Anadolu’nun demografik yapısını nasıl değiştirdiğini yorumlayabilmelisin.
- I. Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu’dan gerçekleşen göçlerin nedenlerini açıklayabilmelisin.
- Sıtma, kolera ve tifüsün savaş koşullarındaki etkisini açıklayabilmelisin.
- Sıhhiye Nezaretinin salgınla mücadele yöntemlerini açıklayabilmelisin.
- Savaş sonrası geri dönüş ve yeniden iskân sorunlarını açıklayabilmelisin.
- Göç ve salgınların demografik, ekonomik, insani-toplumsal ve siyasi-idari etkilerini birlikte değerlendirebilmelisin.
Bu Üniteyi Pekiştir
Konuyu tamamladıysan çalışma notlarıyla tekrar yapabilir veya seviyene uygun testlerle kendini ölçebilirsin.
Bu Konuyla İlgili Testler
11. Sınıf Tarih Savaşlar Sarmalında Osmanlı (1908-1918) 1908-1918 Yılları Arasında Yaşanan Kitlesel Göç ve Salgınlar - Kolay Test
20 soru
Temel kavramları kontrol et
11. Sınıf Tarih Savaşlar Sarmalında Osmanlı (1908-1918) 1908-1918 Yılları Arasında Yaşanan Kitlesel Göç ve Salgınlar - Orta Test
20 soru
Bilgini uygulamaya geçir
11. Sınıf Tarih Savaşlar Sarmalında Osmanlı (1908-1918) 1908-1918 Yılları Arasında Yaşanan Kitlesel Göç ve Salgınlar - Zor Test
20 soru
Detay ve yorum gücünü ölç
11. Sınıf Tarih Savaşlar Sarmalında Osmanlı (1908-1918) 1908-1918 Yılları Arasında Yaşanan Kitlesel Göç ve Salgınlar - Karma Test 1
20 soru
Gerçek sınav temposunda kendini dene