Konu Anlatımı / Ders Notu
1755 Lizbon ve 1766 İstanbul Depremlerinin Etkileri Konu Anlatımı
1755 Lizbon ve 1766 İstanbul depremlerinin idari, sosyal ve ekonomik etkilerini; afet yönetimi, şehircilik ve dayanışma boyutlarıyla ayrıntılı öğrenin.
1755 Lizbon ve 1766 İstanbul Depremlerinin Etkileri
Tarih boyunca büyük depremler yalnız can ve mal kaybına yol açmamış; devletlerin afet yönetimini, şehir planlamasını, ekonomik düzenini, toplumsal dayanışmayı ve bilimsel düşünceyi de etkilemiştir. 1755 Lizbon ve 1766 İstanbul depremleri, XVIII. yüzyılda iki büyük başkentte meydana gelmiş ve idari, sosyal ve ekonomik alanlarda önemli sonuçlar doğurmuştur.
Ders kitabı bu iki depremi karşılaştırmalı olarak ele alırken farklı dönem ve coğrafyalardaki başka büyük depremlere de yer verir. Bu örnekler, toplumların deprem sonrasında yalnız yıkılan binaları onarmadığını; hukuk, şehircilik, sağlık, ekonomi, bilim ve sosyal yardım alanlarında da yeni tedbirler geliştirdiğini gösterir.
Depremler ve Afet Yönetiminin Tarihsel Gelişimi
1556 Shaanxi Depremi
23 Ocak 1556’da Çin’in Shaanxi eyaletindeki Wei Nehri Vadisi’nde büyük bir deprem meydana geldi. Bölgede yaşayanların barınak olarak kullandığı yaodong adı verilen mağaraların ve yer üstü yapıların çökmesiyle yaklaşık 100 bin kişi enkaz altında hayatını kaybetti. Deprem sonrasında toprak kaymaları, obruklar, yangınlar, salgın hastalıklar ve kıtlık gibi ikincil afetlerin etkisiyle can kaybı kısa sürede 830 bine ulaştı.
Deprem bölgenin coğrafi yapısını da değiştirdi. Yeni tepeler, vadiler ve su kanalları oluştu. Yeniden inşa sürecinde taş yerine bambu ve ahşap gibi daha esnek, daha az hasara yol açabilecek malzemeler tercih edildi.
1894 İstanbul Depremi
10 Temmuz 1894’te İstanbul şiddetli bir depremle sarsıldı. Kaynaklarda 474 kişinin öldüğü, 482 kişinin yaralandığı; 387 dayanıklı yapı, 1087 ev ve 299 dükkânın ağır hasar gördüğü belirtilir.
Sultan II. Abdülhamid yaralıların tedavisini, ihtiyaç sahiplerine yardımı, fırınlardan ekmek dağıtılmasını ve çadır kurulmasını emretti. Atina Rasathanesi müdürü ve görevlilerince rapor hazırlandı. Avrupa’dan modern sismolojik aletler getirildi, İstanbul Rasathanesinin imkânları geliştirildi ve bir deprem uzmanı İstanbul’a davet edildi. Yapı denetimleri artırıldı ve ahşap bina ruhsatları belirli şartlara bağlandı.
1939 Büyük Erzincan Depremi
7,9 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 33 bin kişi hayatını kaybetti ve 100 binden fazla bina ağır hasar gördü. Erzincan’ın daha güvenli bir bölgeye taşınmasına karar verildi. Depremzedelerin vergi borçları silindi, çalışanlara üç maaş tutarında avans verildi, ağır hasarlı ev sahiplerine bedelsiz arsa ve yapı malzemesi desteği sağlandı. Ulaşımda indirim ve yurt dışı yardımlarında vergi-harç muafiyeti uygulandı.
1960 Şili Depremi
22 Mayıs 1960’ta meydana gelen yaklaşık 9,5 büyüklüğündeki Şili Depremi, kayıt altına alınan en büyük deprem olarak verilir. Depremin ardından oluşan tsunami çok geniş bir alanda hasara yol açtı. Yaklaşık 5000 kişi hayatını kaybetti, 2 milyondan fazla kişi evsiz kaldı.
Şili hükûmeti ulusal strateji hazırladı, sismik tasarım kodu geliştirdi ve binaları sarsıntıya direnmek yerine temeller üzerinde salınabilecek biçimde tasarlamaya yöneldi.
1755 Lizbon Depremi
Portekiz’in başkenti Lizbon, 1 Kasım 1755 sabahı yaklaşık 8,3 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı. Deprem Azizler Günü’nde yaşandığı için Katolik halkın önemli bölümü kiliselerdeydi. Çok sayıda kilise ve ev çöktü.
Sarsıntı nedeniyle devrilen mumlar, sobalar ve yağ lambaları büyük yangınlara yol açtı. Depremden kurtulan insanların önemli bölümü Tagus Nehri kıyılarına ve limana yöneldi. Yaklaşık kırk beş dakika sonra Atlas Okyanusu’nda oluşan tsunami Lizbon kıyılarına ulaştı ve yıkımı daha da büyüttü.
Farklı kaynaklarda toplam can kaybı için 10 bin ile 100 bin arasında değişen tahminler bulunur. Tsunami Fas kıyılarına ulaştığında yaklaşık sekiz metre yüksekliğe ulaşmış, Lizbon’un kıyı bölgesini ve Cais de Pedra Rıhtımı’nı sular altında bırakmıştır.
Lizbon Depremi’nin İdari Etkileri
Depremden sonra Portekiz yönetimi hızlı bir acil müdahale ve yeniden yapılanma süreci başlattı.
Kral I. José, Bakan Marqués de Pombal’ı geniş yetkilerle görevlendirdi. Pombal:
- Başyargıcın izniyle on iki bölge lideri atadı.
- Askerî ve sivil güçlerin eş güdüm içinde çalışmasını sağladı.
- Yağma ve hırsızlığa karşı çok sert tedbirler aldı.
- Yangınların söndürülmesi ve cenazelerin kaldırılması için asker görevlendirdi.
- Şehre giriş ve çıkışları kontrollü hâle getirdi.
Yıkılan mahkeme binalarının yerine geçici adli birimler kuruldu ve zarar gören arşiv kayıtları yenilendi. Böylece devlet işlerinin devamı sağlanmaya çalışıldı.
Barınma ihtiyacı için çadırlar kuruldu. Kral ve ailesi yeni saray yapılıncaya kadar dokuz ay boyunca Belem’de çadırda yaşadı. Pombal da aynı bölgede bir kulübeye yerleşti.
Gıda ve barınma ihtiyacının karşılanmasında Katolik Kilisesinden yararlanıldı; ayakta kalan kiliseler evsizler için geçici konaklama alanına dönüştürüldü.
Salgın hastalık ihtimaline karşı ölülerin bedenleri Kilisenin izniyle dinî tören yapılmadan Tagus Nehri’ne batırıldı.
Balıkçılık teşvik edildi ve depremden etkilenen bölgelerde balıkçılık faaliyetlerinden vergi alınmadı.
Lizbon’un Yeniden İnşası ve Bilimsel Şehircilik
Deprem sonrası Lizbon’un yeniden inşası yalnız eski binaların yerine yenilerinin yapılması şeklinde gerçekleşmedi. Yeni şehir için ayrıntılı planlar hazırlandı.
Mühendisler ve eksperler mülkiyet haklarını belirledi, arazi düzenlemeleri yaptı ve yeni cadde-sokak planları hazırladı. Rıhtım bölgesi ile Rossio Meydanı arasındaki alan yeniden düzenlendi. Caddelerin genişliği standartlaştırıldı: yaklaşık 15 metre karayolu ve yaklaşık 3 metre kaldırım. Sokak geçişleri dik açılarla planlandı.
İnşaatta kullanılacak demir parçaları, ahşap bağlantı elemanları, kiremit ve seramik gibi malzemeler önceden üretilip standartlaştırıldı.
Gaiola Pombalina
Depreme dayanıklı yapı sistemi olarak Gaiola Pombalina geliştirildi. Bu sistemde taş duvarların içine üç boyutlu ahşap bir kafes yerleştiriliyordu. Ahşabın esnekliği ile taşın dayanıklılığı birleştiriliyor, yapının sarsıntıya karşı daha güvenli olması amaçlanıyordu.
Pombalina binaları ders kitabında dünyadaki ilk sismik korumalı yapılar olarak gösterilir.
Lizbon Depremi’nin Sosyal Etkileri
Deprem ve artçı sarsıntılar toplum hayatını ve basını derinden etkiledi. Gazetelerde halkın mektupları değiştirilerek yayımlandı, hayalî unsurlar eklendi ve sansasyonel dil kullanıldı. Bu haberler korku ve paniği artırdı. Hatta 1757 veya 1758’de Halley Kuyruklu Yıldızı’nın yeni bir felaket getireceğine ilişkin haberler yayımlandı.
Lizbon’un yaklaşık %85’inin yıkılması ve büyük kiliselerin neredeyse tamamen yok olması önemli bir inanç tartışması başlattı. Depremin ilahi takdir mi yoksa doğal bir olay mı olduğu tartışıldı.
Voltaire ve Rousseau
Aydınlanma düşünürü Voltaire depremden kısa süre sonra Candide ve Lizbon Felaketi Üzerine Şiir adlı eserleri kaleme aldı. Aydınlanmacı düşünürler depremi doğanın kör kuvveti olarak yorumladı ve “Tanrı neden iyi insanları da cezalandırıyor?” sorusu üzerinden tartışmalar yürüttü.
Jean-Jacques Rousseau ise şehirlerin aşırı kalabalıklaşmasını eleştirdi ve doğal yaşama dönülmesi gerektiğini savundu.
Eğitim, Göç ve Kültürel Kayıp
Deprem öncesinde Cizvitlerin yürüttüğü eğitim sistemi daha sonra gözden geçirildi; yalnız soylulara değil bütün halka hitap eden yeni eğitim modeli ve müfredat geliştirildi.
Yeniden yapılanma sırasında binlerce insan iç bölgelere ve kolonilere göç etti.
Deprem kütüphaneleri, sarayları, sanat eserlerini ve arşiv kayıtlarını yok etti. Barok mimarinin yerine yeni ve bilimsel şehircilik anlayışı benimsendi.
Sismolojiye Katkı ve Pombal Anketi
Depremden sonra Pombal’ın emriyle ülkenin farklı bölgelerine ayrıntılı anketler gönderildi. Sorular arasında depremin saati ve süresi, sarsıntı yönü, yıkılan bina sayısı, ölenlerin toplumsal sınıfları, deniz ve su kaynaklarındaki değişimler, gelgit hareketleri, yarıklar ve yeni su kaynakları, alınan önlemler, artçı sarsıntılar, önceki depremler, nüfus, gıda kıtlığı ve yangınlar gibi başlıklar bulunuyordu.
Bu çalışmalarla deprem olgusu hakkında sistematik veri toplanmaya başlandı ve ders kitabında bu süreç sismoloji biliminin temellerinin atılması ile ilişkilendirilir.
Lizbon Depremi’nin Ekonomik Etkileri
Lizbon, Portekiz’in sömürgeleriyle yürüttüğü ticaretin en önemli merkezlerinden biriydi. Özellikle Brezilya ve Afrika ile bağlantılı altın, köle ve diğer sömürge ürünleri ticaretinde önemli rol oynuyordu.
Deprem liman tesislerini yıktı, ticaret ağlarını aksattı, yerli ve yabancı tüccarlara büyük zarar verdi ve Portekiz’in küresel ekonomik konumunu sarstı.
Birçok Avrupa ülkesi Portekiz’e ayni yardım, nakdî yardım, uzman ve gözlemci gönderdi. Portekiz, Brezilya, Hindistan ve Afrika’ya savaş gemileri göndererek ticaretin hâlâ güvenli olduğu mesajını vermeye çalıştı.
Ekonomik tedbirler:
- Halktan alınacak bazı vergiler geçici olarak askıya alındı.
- İthalat gelirlerinden %4 oranında bağış kesintisi yapıldı.
- Kamu harcamaları devlet bütçesinden karşılandı.
- Soylu sınıfa yeni vergiler getirildi.
- Kilise gelirlerinin büyük bölümüne el konuldu.
- Üretimi artıracak teşvik yasaları çıkarıldı.
Altın ve gümüş stoklarının bir bölümü kayboldu veya yağmalandı; kraliyet hazinesi ve Kilise varlıkları büyük zarar gördü. 1761’de Pombal’ın merkezîleştirme çabaları kapsamında kraliyet hazinesi kuruldu.
İç bölgelere yoğun göç tarımsal üretimi düşürdü ve kıtlık yaşandı. Buna karşılık Lizbon’un yeniden inşa sürecinde inşaat sektörünün canlanması ekonominin toparlanmasına katkı sağladı.
1766 İstanbul Depremi
İstanbul, Lizbon Depremi’nden yaklaşık on bir yıl sonra 22 Mayıs 1766 sabahı büyük bir depremle sarsıldı. Deprem Kurban Bayramı’nın üçüncü gününde, sabah namazından sonra gerçekleşti ve yaklaşık iki dakika sürdü. Tahminî büyüklüğü yaklaşık 7,5 idi.
Merkez üssü Marmara Denizi’nin doğusundaydı. Deprem İzmit, Tekirdağ, Edirne ve Bursa’da güçlü biçimde hissedildi; İzmir’den Selânik’e kadar geniş bir alanda korku ve paniğe yol açtı.
Artçı sarsıntılar sekiz ay sürdü. 5 Ağustos’taki artçı deprem neredeyse ilk sarsıntı kadar güçlüydü.
Yaklaşık 4-5 bin kişi hayatını kaybetti. Depremin sabah namazından sonra gerçekleşmesi, dönemin kalabalık İstanbul nüfusuna göre can kaybını azaltan bir etken olarak değerlendirilir.
Ağır hasar gören başlıca yapılar arasında Fatih Camisi, Bayezid Camisi, Şehzadebaşı Camisi ve Kapalıçarşı bulunur.
Deprem sırasında tahta Sultan III. Mustafa bulunuyordu. Padişah çadır alanlarını gezmiş, depremi ilahi bir sınav olarak değerlendirmiş ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmiştir.
İstanbul Depremi’nin İdari Etkileri
Depremin hemen ardından arama-kurtarma, barınma ve imar çalışmalarını organize etmek üzere bir kaymakam, bir kadı ve bir subaşı görevlendirildi.
Mimarbaşı Halit Efendi başkanlığındaki teknik heyet hasar tespit çalışmaları yaptı.
Yıkılan ahşap yapıların yerine taş ve kâgir yapıların inşa edilmesi için ferman çıkarıldı.
Ağır hasar gören Fatih Camisi mimar Tahir Ağa tarafından yeniden inşa edildi. Ayasofya, Sultanahmet Camisi ve Kapalıçarşı gibi önemli yapılar hızla onarıldı.
Yeniden inşa için çevre illerden ustalar getirildi; taş, kereste ve demir gibi malzemelerin temini için resmî yazılar gönderildi. İstanbul dışındaki kadılardan da yardım istendi.
Kamu binaları ve vakıf eserlerinin onarım masrafları hayır kurumları tarafından karşılandı.
Mahkeme binaları hasar görünce geçici adli birimler oluşturuldu ve hukuk işlerinin devamlılığı sağlandı.
İstanbul Depremi’nin Sosyal Etkileri
XVIII. yüzyılda İstanbul’un nüfusu yaklaşık 600-700 bin civarındaydı. Şehir sürekli göç alıyor, yangınlar ve nüfus yoğunluğu nedeniyle konut sıkıntısı yaşanıyordu.
Depremden sonra konutlar yıkıldı, yollar kapandı, sosyal tesisler ve vakıf binaları zarar gördü; su, yiyecek, barınma ve ulaşım sorunları ortaya çıktı.
Fırın ve değirmenlerin yıkılması özellikle ekmek teminini zorlaştırdı. Bu nedenle fırınların tamir ve inşasına diğer yapılardan önce öncelik verildi.
Minas Ceranyan’ın Şiiri
İstanbul’da yaşayan Ermeni halk şairi Minas Ceranyan, depremi anlatan destansı bir şiir kaleme aldı. Şiirde çarşıların kapanması, evlerin boşalması, meydanların çadırlarla dolması ve insanların korku-üzüntüsü yansıtılır.
Bu eser, doğal afetin toplumsal hafızada edebiyat aracılığıyla nasıl yer edinebildiğini gösterir.
Toplumsal Dayanışma
Depremden sonra İstanbul’dan taşraya yoğun göç yaşandı.
Yardım dağıtımında kadınlara ve çocuklara öncelik verildi. Kadınlar da mahallelerde yardım çalışmalarında aktif rol oynadı.
Dönemin şeyhülislamı dilencilerin korunmasına yönelik fetva yayımladı.
Mahallelerde din görevlileri ve esnaf birlikleri yani loncalar temel ihtiyaçların karşılanmasına yardımcı oldu.
Yaz mevsimi olması nedeniyle çadırlar kuruldu; bazı hayırsever aileler depremzedeleri evlerinde misafir etti.
Rum ve Ermeni kiliselerinin tamiri için Müslüman ustaların görevlendirilmesi farklı cemaatler arasında iş birliğini güçlendirdi.
Cami ve tekkeler yardımlaşma ve haberleşme merkezi hâline geldi. Özellikle Eyüp ve Üsküdar’daki vakıf kurumları yardım faaliyetlerinde aktif rol aldı.
Eğitim, İnanç ve Söylentiler
Deprem halk arasında “Allah’ın gazabı” olarak yorumlandı. Asılsız söylentiler bazı insanlarda paniği artırdı.
Yıkılan medreseler nedeniyle eğitim öğretim faaliyetleri kesintiye uğradı. Müderrislerin oluşturduğu geçici ders halkalarıyla eğitimin devamlılığı sağlanmaya çalışıldı.
Bu durum, afet sonrasında yalnız fiziksel yapıların değil eğitim ve toplumsal düzenin de yeniden organize edilmesi gerektiğini gösterir.
İstanbul Depremi’nin Ekonomik Etkileri
İstanbul Osmanlı Devleti’nin başkenti, idari merkezi, askerî-bürokratik merkezi ve büyük ticaret merkeziydi. Bu nedenle depremdeki fiziksel yıkım yalnız yerel değil, devlet çapında ekonomik sonuçlar doğurdu.
Hasar gören yapıların işlevlere göre yaklaşık dağılımı:
- %30 cami,
- %20 eğitim binası,
- %15 mirî hizmet binası,
- %10 sur,
- %10 saray,
- %5 ticari yapı,
- %10 diğer yapılar.
Finansman ve Fiyat Kontrolü
Maddi zararı karşılamak için Dîvân-ı Hümâyun tarafından her evden 22 akçe ek vergi alınması kararlaştırıldı.
Sultan II. Bayezid’in kurduğu vakfın dört yıllık geliri, hasar gören cami ve imaretlerin onarımına ayrıldı.
İnşaat sektöründeki fiyat artışlarını önlemek için narh uygulaması getirildi. Böylece inşaat malzemesi fiyatları ve işçilik ücretleri kontrol altında tutulmaya çalışıldı.
Diğer Ekonomik Sorunlar
Ahırların yıkılması hayvanların barınma ve yem sorununu artırdı, hayvancılık gelirleri azaldı.
Ev sahipleri ile kiracılar arasında yıkılan evlerin onarımı konusunda anlaşmazlıklar çıktı ve bazı sorunlar mahkemeye taşındı.
Hasarlı yapıların yıkılması geciktikçe çevredeki sağlam yapılar da zarar gördü ve mali kayıp büyüdü.
Devlet kâgir yapı zorunluluğu getirse de halkın önemli bölümü barınma ihtiyacını hızlı karşılamak için ahşap ev yapmaya devam etmek istedi.
Su şebekeleri, yollar ve depoların zarar görmesi su ve yiyecek temininde sıkıntıya yol açtı.
Kaynakta 1766 Depremi’nin maddi zararının yaklaşık 22 bin kese, yani yaklaşık 11 milyon kuruş olduğu yönünde tahmin bulunduğu belirtilir. Depremden sonraki birkaç yıl İstanbul’un adeta büyük bir şantiye hâline geldiği ifade edilir.
Lizbon ve İstanbul Depremlerinin Benzer Yönleri
İki deprem arasında önemli benzerlikler vardır:
- Büyük can ve mal kaybı yaşandı.
- Devlet yönetimleri acil müdahale ve yeniden inşa süreci başlattı.
- Geçici barınma alanları oluşturuldu.
- Geçici adli çözümler geliştirildi.
- Toplumsal dayanışma ağları güçlendi.
- Göç hareketleri görüldü.
- Dinî yorumlar ve afetin anlamına ilişkin tartışmalar ortaya çıktı.
- Ekonomik hayat ve ticaret olumsuz etkilendi.
- Kamu kaynakları ve yeni finansman yöntemleri yeniden inşa için kullanıldı.
- Yapı güvenliği ve şehir planlaması konusunda yeni tedbirler gündeme geldi.
Lizbon ve İstanbul Depremlerinin Farklı Yönleri
Lizbon
Lizbon’da tsunami ve büyük yangın yıkımı artırdı. Pombal çok geniş idari yetkiler aldı. Yeniden yapılanma güçlü merkezîleşmeyle yürütüldü. Şehir planı köklü biçimde değiştirildi. Gaiola Pombalina sistemi geliştirildi. Sismoloji için sistematik veri toplandı. Deprem Aydınlanma düşünürlerinin din ve doğa tartışmalarını etkiledi. Portekiz’in sömürge ticareti ve küresel ekonomik konumu zarar gördü.
İstanbul
İstanbul’da vakıf sistemi, loncalar, din görevlileri, mahalle dayanışması ve farklı cemaatlerin iş birliği yardım ve onarım sürecinde çok belirgin rol oynadı.
Devlet 22 akçe ek vergi, vakıf gelirleri, narh ve taş-kâgir yapı fermanı gibi araçlarla yeniden yapılanmayı destekledi.
Eğitim faaliyetleri geçici ders halkalarıyla devam ettirilmeye çalışıldı.
Afet Bilincinin Önemi
Lizbon ve İstanbul örnekleri, doğal afetlerin etkisini azaltmada şu unsurların önemini gösterir:
- Önceden hazırlık,
- Dayanıklı yapı,
- Hasar tespiti,
- Bilimsel veri toplama,
- Kamu koordinasyonu,
- Geçici barınma,
- Gıda ve su güvenliği,
- Sosyal dayanışma,
- Ekonomik destek,
- Hukuk ve kamu hizmetlerinin devamlılığı.
Ders kitabının karşılaştırma etkinliği, öğrencinin iki depremdeki benzer ve farklı idari, sosyal ve ekonomik etkilerden hareketle afet bilinci geliştirmesini amaçlar.
Sık Karıştırılan Noktalar
- Lizbon Depremi 1 Kasım 1755’tedir.
- İstanbul Depremi 22 Mayıs 1766’dadır.
- Lizbon’da depremden sonra yangın ve tsunami de büyük yıkıma yol açtı.
- Lizbon’un yeniden yapılanmasında Pombal öne çıkar.
- Gaiola Pombalina deprem dayanımını artırmaya yönelik yapı sistemidir.
- Pombal anketleri sistematik deprem verisi toplamaya yöneliktir.
- Lizbon’da Aydınlanma ve inanç tartışmaları öne çıkmıştır.
- İstanbul Depremi Sultan III. Mustafa dönemindedir.
- İstanbul’da hasar tespit heyetinin başında Mimarbaşı Halit Efendi vardır.
- Fatih Camisi Tahir Ağa tarafından yeniden inşa edilmiştir.
- İstanbul’da her evden 22 akçe ek vergi alınması kararlaştırılmıştır.
- Sultan II. Bayezid Vakfı’nın dört yıllık geliri onarım için ayrılmıştır.
- Narh, inşaat malzemesi ve işçilik fiyatlarının kontrolüyle ilişkilidir.
- İstanbul’da vakıf, lonca, din görevlileri ve cemaatler sosyal dayanışmada etkilidir.
- Minas Ceranyan depremi şiirle anlatmıştır.
- İstanbul’da geçici ders halkaları eğitim sürekliliğini sağlamaya çalışmıştır.
- Lizbon’da bilimsel şehircilik ve sismoloji, İstanbul’da vakıf-lonca-mahalle dayanışması daha belirgin örneklerdir.
Soru Çözerken Kullanılabilecek Yaklaşım
- “1 Kasım 1755 + tsunami + Pombal” → Lizbon.
- “22 Mayıs 1766 + III. Mustafa” → İstanbul.
- “Geniş yetki + 12 bölge lideri” → Pombal.
- “Gaiola Pombalina” → deprem dayanımlı Lizbon yapısı.
- “13 soruluk anket” → sistematik deprem verisi / sismoloji.
- “Voltaire / Rousseau” → Lizbon’un düşünsel etkileri.
- “Mimarbaşı Halit Efendi” → İstanbul hasar tespiti.
- “Tahir Ağa” → Fatih Camisi’nin yeniden inşası.
- “22 akçe” → İstanbul ek vergisi.
- “Narh” → malzeme ve işçilik fiyat kontrolü.
- “Lonca + vakıf + mahalle” → İstanbul sosyal dayanışması.
- “Minas Ceranyan” → 1766 Depremi’nin edebî hafızası.
- “Deprem + yangın + tsunami” → Lizbon’un yıkım zinciri.
- “Sekiz ay artçı” → 1766 İstanbul.
- Karşılaştırma sorularında idari-sosyal-ekonomik başlıkları ayrı ayrı değerlendir.
- Kaynakta olmayan modern bilgiler eklemek yerine verilen tarihsel tedbir ve sonuçlara dayan.
Konu Özeti
1755 Lizbon Depremi yaklaşık 8,3 büyüklüğünde gerçekleşti. Depremi büyük yangınlar ve tsunami izledi. Kral I. José, Bakan Pombal’a geniş yetkiler verdi. Güvenlik, geçici adalet, barınma, gıda, şehir planlama ve yeniden inşa merkezî bir programla yürütüldü. Gaiola Pombalina sistemi geliştirildi, geniş caddeler ve standart yapı malzemeleri kullanıldı. Deprem, Aydınlanma düşünürlerinin din ve doğa tartışmalarını etkiledi; eğitim sistemi gözden geçirildi ve sismolojiye temel oluşturan sistematik anketler yapıldı. Lizbon’un sömürge ticareti, limanları, hazinesi ve tarımsal üretimi büyük zarar gördü.
1766 İstanbul Depremi yaklaşık 7,5 büyüklüğündeydi. Yaklaşık 4-5 bin kişi hayatını kaybetti ve önemli kamu, dinî, eğitim ve ticaret yapıları zarar gördü. III. Mustafa döneminde kaymakam, kadı ve subaşı görevlendirildi; Mimarbaşı Halit Efendi hasar tespiti yaptı. Taş ve kâgir yapı zorunluluğu getirildi. Fatih Camisi Tahir Ağa tarafından yeniden inşa edildi. Vakıflar, loncalar, din görevlileri, kadınlar ve farklı cemaatler sosyal yardım faaliyetlerine katıldı. Ekonomik zarar için 22 akçe ek vergi, vakıf gelirleri ve narh gibi uygulamalara başvuruldu.
Her iki depremde de devletin idari organizasyonu, toplumsal dayanışma, ekonomik düzenlemeler ve yeniden inşa süreci öne çıkmıştır. Lizbon’da bilimsel şehircilik, merkezîleşme ve sismoloji daha belirgin olurken İstanbul’da vakıf, lonca, mahalle ve cemaat temelli dayanışma dikkat çekmiştir.
Konuyu Bitirdiğinde Bunları Yapabiliyor Olmalısın
- 1755 Lizbon Depremi’nin tarihini, temel özelliklerini ve yıkım zincirini açıklayabilmelisin.
- Pombal’ın afet yönetimindeki rolünü açıklayabilmelisin.
- Lizbon’un yeniden yapılanmasındaki şehircilik ve yapı güvenliği önlemlerini sıralayabilmelisin.
- Gaiola Pombalina sisteminin amacını açıklayabilmelisin.
- Lizbon Depremi’nin sosyal, düşünsel ve eğitim alanındaki etkilerini yorumlayabilmelisin.
- Pombal anketlerinin sismoloji açısından önemini açıklayabilmelisin.
- Lizbon Depremi’nin Portekiz ekonomisi ve ticareti üzerindeki etkilerini açıklayabilmelisin.
- 1766 İstanbul Depremi’nin tarihini, büyüklüğünü ve etkilediği alanları açıklayabilmelisin.
- III. Mustafa döneminde alınan idari tedbirleri sıralayabilmelisin.
- Mimarbaşı Halit Efendi ile Tahir Ağa’nın rollerini ayırabilmelisin.
- İstanbul Depremi’nin sosyal dayanışma üzerindeki etkilerini açıklayabilmelisin.
- Vakıf, lonca ve farklı cemaatlerin yardım faaliyetlerindeki rolünü yorumlayabilmelisin.
- 22 akçe ek vergi, vakıf geliri ve narh uygulamalarının ekonomik amaçlarını açıklayabilmelisin.
- İstanbul’daki hasarın kamu, eğitim, dinî ve ticari yapılara etkisini yorumlayabilmelisin.
- Lizbon ve İstanbul depremlerinin benzer ve farklı idari etkilerini karşılaştırabilmelisin.
- Lizbon ve İstanbul depremlerinin benzer ve farklı sosyal etkilerini karşılaştırabilmelisin.
- Lizbon ve İstanbul depremlerinin benzer ve farklı ekonomik etkilerini karşılaştırabilmelisin.
- Tarihsel örneklerden hareketle afet bilinci, bilimsel veri, dayanıklı yapı ve sosyal dayanışmanın önemini açıklayabilmelisin.
Bu Üniteyi Pekiştir
Konuyu tamamladıysan çalışma notlarıyla tekrar yapabilir veya seviyene uygun testlerle kendini ölçebilirsin.
Bu Konuyla İlgili Testler
11. Sınıf Tarih Değişen Dünyada Osmanlı (1683-1789) 1755 Lizbon ve 1766 İstanbul Depremlerinin Etkileri - Kolay Test
20 soru
Temel kavramları kontrol et
11. Sınıf Tarih Değişen Dünyada Osmanlı (1683-1789) 1755 Lizbon ve 1766 İstanbul Depremlerinin Etkileri - Orta Test
20 soru
Bilgini uygulamaya geçir
11. Sınıf Tarih Değişen Dünyada Osmanlı (1683-1789) 1755 Lizbon ve 1766 İstanbul Depremlerinin Etkileri - Zor Test
20 soru
Detay ve yorum gücünü ölç
11. Sınıf Tarih Değişen Dünyada Osmanlı (1683-1789) 1755 Lizbon ve 1766 İstanbul Depremlerinin Etkileri - Karma Test 1
20 soru
Gerçek sınav temposunda kendini dene