Konu Anlatımı / Ders Notu

Cumhuriyet Dönemi’nde (1923-1960 Arası) Deneme Konu Anlatımı

Nurullah Ataç’ın Samimilik denemesi, dönem gelişimi, üslup, eserler ve karşılaştırma metinleriyle ayrıntılı konu anlatımı.

Cumhuriyet Dönemi’nde (1923-1960 Arası) Deneme — Konu Anlatımı

1. Deneme Türünü Anlamadan Dönemi Anlamak Mümkün Değildir

**Deneme**, yazarın sanat, edebiyat, dil, insan, toplum veya gündelik yaşama ilişkin duygu ve düşüncelerini **kendine özgü bakış açısıyla**, okurla düşünsel bir bağ kurarak anlattığı yazı türüdür. Yazar bir meseleyi ele alırken konuyu açıklayabilir, karşı görüşlere değinebilir, bir yaşantısından örnek sunabilir; ancak düşüncesini tartışmasız bir hüküm olarak kanıtlaması beklenmez. Türde **kişisel ses, düşünsel tutarlılık, içtenlik ve özgün anlatım** önemlidir.

Yalnız “deneme öznel bir yazıdır” bilgisini bilmek yeterli değildir. Deneme öznel olsa da **gelişigüzel düşünülüp yazılmış bir metin olmak zorunda değildir**. Öznel yaklaşım, yazarın kendi düşünce yolunu görünür kılmasıdır; düşüncenin hiç sınanmaması ya da okura saygısız olunması anlamına gelmez. Bu ayrım, kitabın bu konudaki ana metni olan **Nurullah Ataç’ın _Samimilik_** denemesinin de çıkış noktasıdır.

1.1. Denemenin yapı ve anlatım mantığı

Denemenin **konusu**, üzerinde durulan olgu veya kavramdır; örneğin **samimiyet**. **Ana düşünce**, yazarın bu konu hakkında ulaştırmak istediği temel değerlendirmedir; örneğin **içtenliğin akla geleni düşünmeden söylemek değil, doğruyu sorgulayıp savunmaya hazır olmak olduğu**. **Yardımcı düşünceler** ana düşünceyi geliştiren gerekçelerdir: başkalarının duygularını gözetmek, önyargıları sorgulamak, sözü tartarak konuşmak gibi. Sınav sorularında konu ile ana düşüncenin birbirine karıştırılması, en yaygın hatalardandır.

Denemenin yazarı **okurla konuşur gibi** bir söyleyiş kurabilir. Soru cümleleri, ünlemler, karşıtlıklar, örnekler, kendine yöneltilmiş sorular ve birinci kişi anlatımı buna hizmet edebilir. Ancak yalnız birinci tekil kişi kullanımı ya da yalnız soru cümlesi bulunması bir metni kendiliğinden deneme yapmaz. **Metnin amacı ve bütünündeki anlatım tutumu** belirleyicidir.

2. Türk Edebiyatında Denemenin 1923-1960 Arasındaki Gelişimi

MEB kitabına göre deneme türü **Tanzimat Dönemi’nde Türk edebiyatında görülmeye başlamış**, ancak türün **gerçek anlamda nitelikli örnekleri Cumhuriyet Dönemi’nde** verilmiştir. Bu iki bilgi çelişmez: **ilk görülme** ile **türün belirginleşip güçlü örneklere kavuşması** farklı gelişme aşamalarıdır. Denemenin Cumhuriyet’te doğduğunu söylemek de Tanzimat’ta bütünüyle olgunlaştığını ileri sürmek de kitaptaki ayrımı kaybettirir.

Cumhuriyet’in ilanından sonra Türkiye’de **sosyal ve kültürel değişimler** yaşanmış, yeni kültürün oluşumu edebiyat ve düşünce yazılarını etkilemiştir. Cumhuriyet öncesinden beri farklı türlerde eserler veren **Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Refik Halit Karay, Ziya Osman Saba ve Sadri Ertem** gibi sanatçılar Cumhuriyet’in ilk yıllarında **deneme de yazmıştır**. Bu dönemin denemelerinde özellikle **sanat, edebiyat ve dil** üzerinde durulmuştur. Bu, “dönemde toplumla ilgili hiçbir düşünce yazılmamıştır” anlamına gelmez; kitapta verilen **öne çıkan eğilim**dir.

**1950’li yıllardan itibaren** farklı edebî anlayışların gelişmesiyle denemenin konusu ve tartışma alanı genişlemiştir: **sanat ilkeleri, edebî meseleler ve toplumsal konular** daha fazla işlenir. Böylece dönemin tek çizgide ilerleyen, herkesin aynı konuyu yazdığı bir tür olmadığı anlaşılır. **Nurullah Ataç** bu süreçte özellikle **dil, edebiyat ve günlük meseleler** üzerine kendi kültür ve mizacını yansıtan yazılarıyla öne çıkar.

Kitapta bu dönemde deneme alanını genişleten yazarlar arasında **Nurullah Ataç, Sabahattin Eyüboğlu, Suut Kemal Yetkin, Ahmet Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal Beyatlı ve Abdülhak Şinasi Hisar** sayılır. Eserlerin adlarını ezberlerken dönemi aşan ve başka başlığa ait yazar–eser ayrıntılarını bu listeye eklememek gerekir.

3. Nurullah Ataç: Sanatçı, Dilci ve Denemeci

**Nurullah Ataç (1898-1957)**, kitabın ifadesiyle Türk edebiyatında **modern anlamda denemeler yazan ilk yazar** kabul edilir. Türkçeyi yabancı dillerin etkisinden arındırmaya yönelik çabaları ve **dil, şiir, edebiyat, günlük meseleler** hakkındaki kişisel düşünceleriyle tanınır. Bu bilgiyi “Türk edebiyatındaki ilk düzyazıyı yazmıştır” şeklinde genişletmek yanlıştır.

İstanbul’da doğan Ataç, bir süre **Galatasaray Sultanisi**nde eğitim gördü; sonra **İsviçre**'ye gitti. Edebiyat Fakültesindeki öğrenimini de tamamlamadı. **Fransızcayı kendi çabasıyla öğrendi**; çeşitli okullarda öğretmenlik ve İstanbul Üniversitesinde okutmanlık yaptı. **Türk Dil Kurumu üyesi oldu ve TDK Yayın Kolu Başkanlığına seçildi.** Bu biyografik ayrıntılar onun **dil üzerine düşünme ve çeviri etkinlikleriyle** yazı hayatının ilişkisini gösterir.

3.1. Eser–tür ayrımı

  • **Deneme:** _Günlerin Getirdiği, Karalama Defteri, Sözden Söze, Ararken, Diyelim_.
  • **Günlük:** _Günce_.
  • **İncelenen metin:** _Samimilik_ → **_Karalama Defteri-Ararken_** kaynak gösterilerek verilen bir **deneme**.

3.2. Ataç’ın dili ve anlatımındaki özgünlük

Yazarın yazılarında **günlük konuşma diline yakınlık**, **yalınlık**, **içten bir ton**, **kişisel sözcük tercihleri** ve **devrik cümleler** göze çarpar. Düşüncelerini okura ulaştırmak için konuşma dilinden yararlanır; ancak _Samimilik_te kendi açıklamasına göre bu, yalnız “samimi görünmek” için seçilmiş rastlantısal bir üslup değildir. Yazar **düşüncenin anlaşılmasını sağlayan en iyi Türkçe söyleyişi aradığı** için bu yolu seçtiğini belirtir. Yazarlığı üzerinde **uzun süre düşünmüş ve söz dizimini çabayla kurmuştur**.

Kitapta verilen eski yazım biçimlerinden **“söyliyeceksiniz / söyleyeceksiniz”, “söylemeğe / söylemeye”, “alkışlıyacağız / alkışlayacağız”** gibi karşılıklar dilin zamanla değişimini hatırlatır. Bu kelimelerin günümüz yazımından farklı olması, metnin anlatım bakımından değersiz olduğunu göstermez; **dönemsel yazım farkını**, yazarın kendi dil tercihiyle birlikte değerlendirmeliyiz.

4. “Samimilik” Metnini Adım Adım Çözümleme

4.1. Metnin çıkış sorusu: Samimi olmak ne demektir?

Ataç, toplumda “samimiyet” sözünün bazen kolayca kullanıldığını ve **içinden geldiği gibi konuşmanın** samimiyet sayıldığını eleştirir. Böyle bir anlayışla hareket edildiğinde kişi **saçma, onur kırıcı veya başkasını incitici sözlerini** “ben içtenim” diyerek savunabilir. Yazar burada samimiyetin değerini reddetmez; **samimiyetin yanlış anlaşılmasını** sorgular. Çözümleme sorularında “yazar samimiyetin gereksizliğini savunur” gibi seçenekler bu nedenle yanlıştır.

**Örnek olay mantığı:** Bir kişi düşünmeden kırıcı bir söz söylediğinde, sözün zihninden geçmesi tek başına o sözü ahlaken doğru yapmaz. Yazarın düşünce zinciri şöyledir: *İçten gelen her şey doğru değildir* → *toplumsal yaşam başka insanları gözetmeyi gerektirir* → *samimiyet düşünülmüş ve savunulabilir görüşle ilişkilidir*.

4.2. Toplum: Samimiyet, terbiye ve nezaket

Yazar, insan ilişkilerinin yürüyebilmesi için **terbiye ve nezaket gibi kurallara uyulması** gerektiğini savunur. Başkasının zevkini ve hatırını gözetmek **ikiyüzlülük yapmayı** gerektirmez. Burada bir **denge** kurulmaktadır: İnsan inanmadığı şeyi söylemek zorunda değildir; buna karşılık düşüncelerini başkalarına zarar verecek biçimde, süzgeçten geçirmeden ifade edemez. Özellikle **mürailik** kelimesi **ikiyüzlülük** anlamındadır. **Nezaket = ikiyüzlülük** eşitlemesi kitapla çelişir.

Bu metinde birbiriyle karıştırılan dört davranışı ayıralım:

  1. **Samimiyet:** Araştırılıp düşünülmüş, gerektiğinde savunulacak içten kanaati açıkça dile getirmek.
  2. **Nezaket ve terbiye:** Muhatabın durumunu gözeterek konuşmak, birlikte yaşamanın gerektirdiği davranışları sürdürmek.
  3. **Uluorta konuşmak:** Sözü sonuçlarını düşünmeden herkesin içinde gelişigüzel söylemek.
  4. **Mürailik:** İnanmadığı düşünceyi inanıyormuş gibi söyleyen ikiyüzlü tutum.

4.3. Gerçek samimiyetin şartları

Ataç’a göre gerçek samimiyete ulaşmak **kolay değildir**. Kişinin konuyu **iyice düşünmesi**, **doğruyu araması**, **kişisel çıkarlarını ve körü körüne bağlandığı duygularını aşması**, **toplumdan edindiği önyargıları sorgulaması**, başkalarının ne dediğine göre değil **inandığı doğruya göre** hareket etmesi gerekir. Böylece oluşturduğu düşünceyi gerekirse **bedel ödemeyi göze alarak savunabilmesi** önemlidir.

Burada iki zıt görünen özellik birleşir: **bağımsız düşünmek** ve **başkasına saygılı konuşmak**. Bağımsız düşünmek başkalarının haklarını yok saymak değildir; başkalarının haklarını gözetmek de gerçeği söylemekten vazgeçmek değildir. Metnin derinliği bu birleştirme çabasından doğar.

**Samimiyetin basamakları:** (1) Ön yargıyı fark etme → (2) Düşünceyi gerekçelendirme → (3) Çıkarın baskısını sorgulama → (4) Doğru bildiğini kendi kanaati olarak ifade etme → (5) Sözü muhatabına saygılı biçimde ulaştırma. Bunlar yazarın düşüncesini anlamayı kolaylaştıran **öğretici bir çözümleme sıralamasıdır**; metinde birebir maddelenmiş resmî bir yöntem değildir.

4.4. Gerçek samimiyet ve yazarlık emeği

Yazar, yazarlığı küçümsemediğini; aksine kendi üslubuna ulaşmak için **farklı yollar denediğini**, günlük konuşma dilinin gücünü düşündüğünü açıklar. “Akla geleni söylemek” ile “metne emek vermek” arasındaki gerilim burada çözülür: **Yalınlık emeksizlik değildir**. İçtenlik, metnin planlanmamış oluşuyla değil, yazarın düşüncesini sahici biçimde kurmasıyla ilişkili olabilir.

4.5. Açık ileti, örtük ileti ve anlatım araçları

**Açık ileti:** Bir insanın sözünü **iyice tartmadan söylememesi**, başkalarının hatırını gözetmesi gerektiği doğrudan savunulur. **Örtük ileti:** Düşünce özgürlüğünün değerli olmasına rağmen **sorumlu ifade** ile birlikte yürütülmesi gerektiği metinden çıkarılabilir. Bu ikinci yorum yazarın bağımsız düşünme ve nezaket vurgusuna dayanır; metnin vermediği yeni bir siyasal kuram olarak sunulmamalıdır.

Metinde **soru cümleleri** yanlış kabulü sorgulatır; **karşıtlıklara dayanan açıklamalar** samimiyet ile uluorta söz söyleme arasındaki farkı belirginleştirir; **okura seslenme**, ortak bir düşünme ortamı kurar; **kişisel yorum** denemenin öznelliğini görünür kılar. Bunlar bir **deneme yazısında düşünceyi geliştirme** amacı taşır. Metinde kısa bir olay anlatımının bulunması onu kendiliğinden hikâyeye dönüştürmez.

4.6. Metindeki söz varlığı

  • **Ağzına geleni söylemek:** Düşünmeden, gelişigüzel konuşmak.
  • **Mürailik:** İkiyüzlülük.
  • **Kanı:** Kanaat, düşünce, inanç.
  • **Uluorta:** Herkesin içinde açıkça, çekinmeksizin.
  • **Yermek:** Kusurları belirtip kötülemek; övmenin karşıtı.
  • **Yarenlik:** Ahbapça söyleşmek, sohbet etmek.
  • **Değme:** Seçkin, seçme anlamında kullanım.

Bu kelimeleri yalnız sözlük karşılığıyla değil, **metinde neyin savunulduğunu değiştirecek bağlam içinde** öğrenmek gerekir. Örneğin “mürailik” ile “nezaket”i eş anlamlı sanmak metnin bütününü tersine çevirir.

5. Kitaptaki Karşılaştırma Metinleri

5.1. Oktay Akbal — _Sözcüklerle Yolculuk_

Kitapta Ataç’ın denemesiyle karşılaştırılmak üzere **Oktay Akbal’ın _Sözcüklerle Yolculuk_** adlı eserinden bir bölüm verilir. Akbal, **şiir yıllıklarının**, yeni şiirlerin ve dergilerde yayımlanma olanağı bulamayan ürünlerin okurla buluşmasına nasıl katkı sağladığını hatırlatır. **Varlık Yayınları**nın şiir yıllıklarından ve **Yaşar Nabi**’nin evinde dergiye gelen şiirlerin değerlendirilmesinden söz eder. Ayrıca **Memet Fuat**’ın yıllık seçkilerini anar, bu seçkilerin edebiyatseverlere **bir yılın ürünlerini bir arada okuma** olanağı sunduğunu belirtir.

Bu parçada **anımsama ve edebî değerlendirme** birlikte bulunur. Ataç ise bir kavramın, yani **samimiyetin anlamını** çözmeye ağırlık verir. İki yazar da kişisel ses kullanabilir; ancak metinlerinin **konusu** aynıdır denilemez. Akbal’ın metninde anıların bulunması, seçkilerin edebiyat hayatındaki işlevini yorumlama boyutunu ortadan kaldırmaz.

5.2. Cemil Meriç — _Bu Ülke_ parçası

Kitaptaki bir başka karşılaştırma metni **Cemil Meriç’in _Bu Ülke_** adlı eserinden alınır. Parçada **genç düşüncenin dergilerde canlanması**, **kitap ile gazetenin zamanla ilişkisi**, yazının farklı taşıyıcılarının farklı özellikleri üzerinde durulur. **Kitap ile gazete** karşılaştırması, her ikisinin değerini anlamak için kullanılan düşünsel bir karşıtlıktır. Bu metin **Nurullah Ataç’a ait değildir**. Kaynakta karşılaştırma amacıyla verilmesi, dönemin ana metninin yazarını veya kitap sınıflandırmasını değiştirmez.

5.3. Montaigne — _Denemeler_ parçası

Karşılaştırma sayfasında yer alan **Montaigne** metni **gerçek dostluğu ve dostun iyiliğini kendi iyiliği gibi görmeyi** sorgular. Birbirinden uzakta bulunmanın dostluğu mutlaka sona erdirmeyeceği fikrini kişisel dille ifade eder. Ataç’ın metni **samimiyetin düşünülmüş kanaat olması** üzerinde dururken Montaigne’nin bu parçası **dostluk ve gönül bağı**na odaklanır. Ortak nokta, **insan ilişkileri üzerine öznel sorgulama**dır; aynı ana düşünceyi işledikleri söylenemez.

6. Eser–Tür ve Dönem Sınırlarını Koruma

Kitapta **Nurullah Ataç** için _Günce_ **günlük**, _Karalama Defteri, Günlerin Getirdiği, Sözden Söze, Ararken, Diyelim_ **deneme** olarak verilir. Aynı sanatçının birden fazla türde eser vermesi mümkündür. **Oktay Akbal, Cemil Meriç, Montaigne** parçaları ise **ana metni değerlendirme ve karşılaştırma materyalidir**; birbirine karıştırılmamalıdır.

**1960 sonrası deneme konusu** kitapta **bir sonraki ayrı başlıkta** ele alınır. Orada incelenen **Nermi Uygur’un _Gönül Yüceliği_** parçasını 1923–1960 başlığının **ana metni** saymak yanlış olur. Bu ünitedeki dönem etiketleri, her eserin ilk baskı tarihinin mutlaka aynı yıl aralığına ait olduğunu ispatlamaz; burada öğretilen **türün tarihsel gelişimi ve kitabın başlıklandırmasıdır**.

Sık Karıştırılan Noktalar

  1. **Tanzimat’ta görülme ≠ Cumhuriyet’te nitelikli örneklerin verilmesi.** İkisini birbirinin yerine koyma.
  2. **1950’lerde konu genişlemesi ≠ 1923–1950 arasında toplumsal konuların bütünüyle yokluğu.** Kitap eğilimi açıklar, kesin yasak ilan etmez.
  3. **Samimi olmak ≠ uluorta konuşmak.** Yazar kırıcı ve düşüncesiz sözü eleştirir.
  4. **Nezaket ≠ ikiyüzlülük.** Başkasını gözetirken düşünmediğini söylemek zorunda değilsin.
  5. **Bağımsız kanaat ≠ başkalarının düşüncelerini aynen tekrar etmek.** Önyargı, çıkar ve taklit sorgulanır.
  6. **Konuşma dili ≠ özensiz üslup.** Ataç deyişini emekle oluşturduğunu söyler.
  7. **_Günce_ ≠ _Günlerin Getirdiği_.** İlki günlük, ikincisi deneme.
  8. **_Samimilik_ → _Karalama Defteri-Ararken_**; _Sözcüklerle Yolculuk_ ise **Oktay Akbal** karşılaştırmasıdır.
  9. **Cemil Meriç’in _Bu Ülke_ ve Montaigne’nin _Denemeler_ parçaları** ana metni desteklemek ve karşılaştırmak için kullanılır; Ataç’a mal edilmez.
  10. **1960 sonrası Nermi Uygur başlığı**, bu 1923–1960 konusunun ana kapsamının dışındadır.

Soru Çözerken Kullanılabilecek Yaklaşım

**Adım 1 — Sorudaki görev sözcüğünü işaretle:** “Konu”, “ana düşünce”, “çıkarılamaz”, “yanlıştır”, “metinle desteklenir” gibi ifadeler yanıtı belirler.

**Adım 2 — Eser ve dönem bilgisini ayır:** _Samimilik_ ana metin; Akbal, Meriç, Montaigne karşılaştırma. Türün ortaya çıkışı Tanzimat, olgunlaşması Cumhuriyet.

**Adım 3 — Kavram çiftlerini kontrol et:** Samimiyet/uluorta söz; nezaket/mürailik; konuşma dili/özensizlik. Çeldiriciler bunları eşit gösterir.

**Adım 4 — Önermeleri metne geri bağla:** “Ataç kırıcı düşüncelerin söylenmesini onaylar.” yanlış; “Ataç söz söylemeden önce düşünmeyi önemser.” doğru. Yalnız bir sözcük eşleşmesine göre karar verme.

**Adım 5 — Kapsam aşımını ele:** “Her zaman”, “asla”, “bütün”, “yalnızca” gibi sözcükler metindeki ölçülü görüşü mutlak hükme çevirebilir.

Konu Özeti

**1923–1960 denemesi**, Tanzimat’ta görülmeye başlayan türün Cumhuriyet’te güçlü örneklere ulaşmasıyla şekillenir. İlk yıllarda **sanat–edebiyat–dil**, 1950’lerle birlikte **sanat ilkeleri, edebî ve toplumsal meseleler** öne çıkar. **Nurullah Ataç**, modern Türk denemeciliğinin öncü adıdır. _Samimilik_ metninde **içtenliği düşünmeden konuşmakla özdeşleştirmez**; doğruyu arayan, çıkar ve önyargıyı sorgulayan, gerektiğinde savunulabilen kanaati önemser. **Nezaket ikiyüzlülük değildir; sade anlatım emeksizlik değildir.** Ataç’ın **_Günce_ adlı eseri günlük**, **_Karalama Defteri, Ararken, Günlerin Getirdiği, Sözden Söze, Diyelim_ eserleri deneme** olarak verilir. **Oktay Akbal, Cemil Meriç ve Montaigne** parçaları konu içindeki farklı karşılaştırma örnekleridir.

Konuyu Bitirdiğinde Bunları Yapabiliyor Olmalısın

  • [ ] Denemenin öznel düşünceye dayanan tutumunu, makalenin bilimsel kanıtlamasından ayırabiliyorum.
  • [ ] Tanzimat’ta görülme, Cumhuriyet’te nitelikli örnek verme ve 1950’lerde çeşitlenme aşamalarını açıklayabiliyorum.
  • [ ] Nurullah Ataç’ı modern anlamda denemeler yazan ilk yazar bilgisiyle tanıyabiliyorum.
  • [ ] _Samimilik_ metninde “samimiyet”in ne olduğunu ve ne olmadığını gerekçelendiriyorum.
  • [ ] Nezaket, mürailik, uluorta konuşma ve düşünülmüş kanaat kavramlarını ayırabiliyorum.
  • [ ] Ataç’ın dil tercihini “özgün söyleyiş + yazarlık emeği” ilişkisiyle açıklayabiliyorum.
  • [ ] _Günce_ ile deneme türündeki eserlerini doğru eşleştirebiliyorum.
  • [ ] _Sözcüklerle Yolculuk_, _Bu Ülke_ ve Montaigne karşılaştırmalarının odağını karıştırmıyorum.
  • [ ] Metindeki konu, ana düşünce, yardımcı düşünce, açık/örtük ileti ve anlatım aracını belirleyebiliyorum.

Bu Üniteyi Pekiştir

Konuyu tamamladıysan çalışma notlarıyla tekrar yapabilir veya seviyene uygun testlerle kendini ölçebilirsin.

Konu Anlatımı

Cumhuriyet Dönemi’nde (1960 Sonrası) Deneme Konu Anlatımı

Konuyu ayrıntılı ve öğretici şekilde öğren.

Konu Anlatımını Aç
Konu Anlatımı

Dünya Edebiyatında Deneme Konu Anlatımı

Konuyu ayrıntılı ve öğretici şekilde öğren.

Konu Anlatımını Aç
Ders Notu

Cumhuriyet Dönemi’nde (1923-1960 Arası) Deneme Ders Notu

Ünitenin düzenli ve kısa özetini incele.

Ders Notunu Aç
Ders Notu

Cumhuriyet Dönemi’nde (1960 Sonrası) Deneme Ders Notu

Ünitenin düzenli ve kısa özetini incele.

Ders Notunu Aç
Ders Notu

Dünya Edebiyatında Deneme Ders Notu

Ünitenin düzenli ve kısa özetini incele.

Ders Notunu Aç
Hızlı Tekrar

Cumhuriyet Dönemi’nde (1923-1960 Arası) Deneme Hızlı Tekrar

Sınav öncesi kritik bilgilerle hızlı tekrar yap.

Hızlı Tekrarı Aç
Hızlı Tekrar

Cumhuriyet Dönemi’nde (1960 Sonrası) Deneme Hızlı Tekrar

Sınav öncesi kritik bilgilerle hızlı tekrar yap.

Hızlı Tekrarı Aç
Hızlı Tekrar

Dünya Edebiyatında Deneme Hızlı Tekrar

Sınav öncesi kritik bilgilerle hızlı tekrar yap.

Hızlı Tekrarı Aç
Kolay

12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Deneme Cumhuriyet Dönemi’nde (1923-1960 Arası) Deneme - Kolay Test

20 soru

Temel kavramları kontrol et

Testi Çöz
Orta

12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Deneme Cumhuriyet Dönemi’nde (1923-1960 Arası) Deneme - Orta Test

20 soru

Bilgini uygulamaya geçir

Testi Çöz
Zor

12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Deneme Cumhuriyet Dönemi’nde (1923-1960 Arası) Deneme - Zor Test

20 soru

Detay ve yorum gücünü ölç

Testi Çöz
Karma

12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Deneme Cumhuriyet Dönemi’nde (1923-1960 Arası) Deneme - Karma Test 1

20 soru

Gerçek sınav temposunda kendini dene

Testi Çöz

Ders İçinde İlerle