Konu Anlatımı / Ders Notu
Millî Mücadele’ye Hazırlık Dönemi Konu Anlatımı
İşgallerden Misak-ı Millî’ye uzanan hazırlık sürecini neden-sonuç ilişkileri ve açıklamalı örneklerle öğrenin.
Millî Mücadele’ye Hazırlık Dönemi
Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra başlayan işgaller, Osmanlı Devleti’nin savunma ve yönetim gücündeki zayıflığı açıkça gösterdi. Millî Mücadele’ye hazırlık, birbirinden kopuk birkaç toplantının değil, **yerel işgal karşıtı tepkilerin ortak millî iradeye dönüşmesinin** tarihidir. Kitapta bu gelişim İzmir’in işgali ve Kuvây-ı Milliye’den başlar; cemiyetler, Samsun’a çıkış, genelgeler, kongreler, Amasya Görüşmeleri ve Misak-ı Millî’ye uzanır. Olayları çalışırken her aşamada **tehdit nedir, hangi tepki doğmuştur, karar kimin adına alınmıştır, ulusal birlik nasıl güçlenmiştir?** sorularını izlemek gerekir.
1. İzmir’in işgali: yerel direnişten millî tepkiye
1.1. İşgalin hazırlığı ve 15 Mayıs 1919
Yunanistan, 1917’de İtilaf Devletleri yanında savaşa katılmıştı. Savaş sonunda **Paris Barış Konferansı’nda İzmir’in Yunanistan tarafından işgal edilmesi** kararlaştırıldı. Yunanistan’ın **Megali İdea** düşüncesi, Rumların yaşadıkları yerleri Yunan bayrağı altında birleştirme ve Bizans ile Pontus’a ilişkin tarihî iddiaları yeniden canlandırma hedefi taşıyordu. İzmir’de işgal ihtimaline karşı **Redd-i İlhak Cemiyeti** oluşturulurken İstanbul Hükûmeti halkın direnişini önlemeye dönük tedbirler aldı.
**15 Mayıs 1919’da** Yunan birlikleri İzmir’e çıktı. Gazeteci **Hasan Tahsin (Osman Nevres Bey)** işgale karşı ilk kurşunla anılan ve aynı gün öldürülen isimdir. Kitap, **17. Kolordu Komutanı Albay Süleyman Fethi Bey’in** de şehit edildiğini ve işgalin Manisa ile Aydın’a doğru genişlediğini anlatır. İşgal sırasında yaşanan şiddet ve aşağılayıcı uygulamalar, halkın tepkisini büyüttü.
1.2. Mitingler, aydınlar ve Kuvây-ı Milliye
İzmir’in işgali İstanbul ve Anadolu’da mitinglerle protesto edildi. **Halide Edip Adıvar, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Mehmet Emin Yurdakul ve Nakiye Hanım Elgün**, halkın duygularını dile getiren aydınlar arasında yer aldı. İstanbul Hükûmetinin işgale karşı etkili önlem almaması, yerel halkın sivil ve silahlı örgütlenmeye yönelmesini hızlandırdı. **Müdâfaa-i Hukuk** örgütlenmesi milletin varlığını ve haklarını savunmayı amaçlayan sivil örgütlenmeyi; **Kuvây-ı Milliye** ise işgale karşı mücadele eden millî milis birliklerini ifade eder.
Kuvây-ı Milliye, tek merkezden yönetilen düzenli bir ordu değildi. Terhis edilmiş askerler, din adamları, bürokratlar, efeler ve yerel eşraf gibi değişik toplum kesimleri bu birliklerde görev aldı. **Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi’nin** işgale karşı direniş çağrısı, din adamlarının toplumsal seferberlikteki rolünün kitapta verilen örneklerindendir. Yerel birlikler kısa sürede işgale tepki oluşturabildi; buna karşılık komutanlıklarının merkezî olmaması, onları düzenli ordudan ayıran özellikti.
1.3. Amiral Bristol Raporu: işgali değerlendiren uluslararası kanıt
İzmir’de yaşananlar dünya kamuoyunda tepki doğurunca İtilaf Devletleri, ABD’li **Amiral Bristol** başkanlığında bir heyet görevlendirdi. **22 Haziran 1919 tarihli rapor**, olayların sorumlusu olarak Yunan ordusu ile yerli Rumları gösterdi; **bölgedeki Türklerin çoğunlukta olduğunu**, Yunan işgalinin güvenlik için değil **ilhak amacıyla** yapıldığını belirtti. Yunan birliklerinin geri çekilip yerlerine İtilaf Devletleri güvenlik birliklerinin konulması önerildi. Kitap bu raporu **Millî Mücadele’nin haklılığını ortaya koyan ilk uluslararası belge** olarak nitelendirir.
2. Mondros sonrasında kurulan cemiyetler
2.1. Cemiyetleri ayıran temel ölçüt: amaç ve çözüm yolu
Mondros’tan sonra işgaller ve azınlık örgütlenmeleri artınca farklı çevreler kurtuluş için farklı yollar savundu. Kitap cemiyetleri **millî varlığa düşman cemiyetler**, **azınlıkların kurduğu cemiyetler** ve **millî cemiyetler** olarak inceler. Bir cemiyetin adından çok **bağımsızlığı mı, dış himayeyi mi, ayrılmayı mı, yoksa bir bölgenin haklarını savunmayı mı hedeflediği** belirleyicidir.
2.2. Millî varlığa düşman cemiyetler
**İngiliz Muhipleri Cemiyeti** İngiliz himayesini savundu; propaganda ve siyasi faaliyetler yürüttü. **Wilson Prensipleri Cemiyeti** Amerikan himayesini ve ABD’den yardım almayı amaçladı. **Teâlî-i İslam Cemiyeti** saltanat ve hilafetin güçlendirilmesini savundu; **Sulh ve Selâmet-i Osmaniye Fırkası** kurtuluşu padişah ve halifeye bağlılıkta gördü. **Hürriyet ve İtilaf Fırkası**, İttihat ve Terakki’ye karşı durup İngilizlerle iş birliği ve saltanatın devamı yönünde çalıştı. **Kürt Teâlî-i Cemiyeti**, Doğu Anadolu’da bağımsız bir Kürt devleti kurulmasını hedefledi.
2.3. Azınlıkların kurduğu cemiyetler ve Pontus Meselesi
Kitabın verdiği sınıflamada **Hınçak ve Taşnaksutyun** Doğu Anadolu ve Çukurova’da Ermeni devleti oluşturma hedefiyle ilişkilendirilir. **Pontus Rum Cemiyeti**, Doğu Karadeniz’de bir Rum devleti kurmayı; **Mavri Mira** Megali İdea’yı gerçekleştirmeyi; **Etniki Eterya** Batı Anadolu’da Rum nüfusunu artırmayı ve Doğu Karadeniz’de devlet kurma amacını taşır. **Alyans İsrailit ve Makabi** ise kitapta Filistin’de Yahudi devleti hedefi ve ticari çıkarlarla ilişkilendirilir.
Pontus Meselesi anlatımında eski Pontus ve Trabzon Komnenos dönemleriyle **Megali İdea**, bazı dinî ve eğitim kurumlarının faaliyetleri, Trabzon ve Amasya çevresindeki çeteler ve nüfus dengesini değiştirme girişimleri arasında bağlantı kurulur. Buradaki tarihsel anlatım, 1919’daki **Pontus örgütlerinin hedefleri** ile ilgili kısmın arka planıdır. Kitap, bu hareketlere karşı daha sonra **Büyük Millet Meclisinin Merkez Ordusunu** görevlendirdiğini belirtir; bu son gelişme hazırlık döneminden sonraki mücadelenin parçasıdır.
2.4. Millî cemiyetler ve bölgesel savunmanın ulusallaşması
İşgallere karşı kurulan millî cemiyetler başlangıçta **bölgesel** örgütlerdi. **Kars İslam Şûrası**, Elviye-i Selâse’den çekilme sonrasında bölgenin istilasını önlemeye çalıştı. **Trakya-Paşaeli Müdâfaa-i Heyet-i Osmaniye Cemiyeti**, Batı Trakya’nın Yunanistan’a bırakılmasına karşı çıktı. **İzmir Müdâfaa-i Hukuk-ı Osmaniye**, bölgenin Türklüğünü kanıtlama; **İzmir Redd-i İlhak**, ilhaka karşı durma, Balıkesir ve Alaşehir kongrelerini destekleme yönünde çalıştı. **Kilikyalılar**, Çukurova’nın Türk yurdu olduğunu savundu. **Trabzon Muhâfaza-i Hukuk-ı Millîye** Pontus devletini önlemeyi; **Doğu Anadolu (Vilâyât-ı Şarkiyye) Müdâfaa-i Hukuk-ı Millîye** Ermeni devleti girişimlerine karşı Doğu Anadolu’yu savunmayı hedefledi.
Bunlardan farklı olarak **Millî Kongre Cemiyeti** basın-yayın aracılığıyla haklılığı dünya kamuoyuna duyurdu; **Karakol Cemiyeti** Anadolu’ya personel, silah ve teçhizat ulaştırarak haberleşmeyi destekledi; **Anadolu Kadınları Müdâfaa-i Vatan Cemiyeti** para, eşya ve erzak yardımlarıyla mücadeleye katkıda bulundu. Bu örnekler, millî direnişin yalnız cephede savaşmaktan ibaret olmadığını gösterir.
3. Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı (19 Mayıs 1919)
Mondros sonrasında **13 Kasım 1918’de İstanbul’a gelen Mustafa Kemal**, işgal donanmasını görünce mücadele azmini ortaya koydu. Samsun çevresinde asayiş sorunu yaşandığı ve İngiltere’nin bölgeyi işgalle tehdit ettiği ortamda Osmanlı Hükûmeti onu geniş askerî ve mülki yetkilerle **9. Ordu Müfettişi** olarak görevlendirdi. Görevin resmî yönü: **asayişi sağlamak, silah ve cephaneyi toplatıp korumak, kurulan komitelerin faaliyetlerini sonlandırmak** idi. Ancak Mustafa Kemal, Anadolu’daki millî direnişin örgütlenmesini hedefledi.
**16 Mayıs 1919’da Bandırma vapuruyla** İstanbul’dan yola çıktı, **19 Mayıs’ta Samsun’a** ulaştı. **22 Mayıs tarihli raporunda**, İzmir işgalinin haksız olduğunu ve yöredeki asayiş sorunlarının Rumların amaçlarından kaynaklandığını bildirdi. Böylece resmî görevlendirme ile gelişen millî mücadele programı arasındaki fark ortaya çıktı.
4. Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919): ulusal bilinci uyandırma
Mustafa Kemal Samsun’dan Havza’ya geçti ve **Havza Genelgesi** ile işgallere karşı ülke çapında mitingler düzenlenmesini, İtilaf temsilcileriyle Bâb-ı Âli’ye protesto telgrafları çekilmesini istedi. **Taşkınlık ve Hristiyan halka saldırılardan kaçınma** uyarısı yaptı. Bu yaklaşım hem halkı harekete geçirme hem de protestoların haklılığını koruma amacı taşıyordu. Kitaptaki hazırlık süreci şemasında bu genelge, Mustafa Kemal’in Anadolu’ya geçtikten sonraki **ilk millî tepkisi**, millî bilinci uyandırmada önemli adım olarak anlatılır.
İtilaf Devletleri ve İstanbul Hükûmeti bundan rahatsız oldu; Mustafa Kemal İstanbul’a çağrıldı ancak dönmeyerek Amasya’ya geçti.
5. Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919): gerekçe, amaç ve yöntem
Mustafa Kemal **12 Haziran’da Amasya’ya** geldi. Amasya Genelgesi, **Rauf, Refet ve Ali Fuat** paşaların katılımı; **Kazım Karabekir ve Cemal Paşa’nın** dışarıdan katkısıyla hazırlandı. Metin, Millî Mücadele’nin **gerekçesini** 'Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir' ve 'İstanbul Hükûmeti sorumluluğunu yerine getiremiyor' tespitleriyle açıklar. **Amacı ve temel ilkesi** 'Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' ifadesinde somutlaşır. **Yöntemi** ise baskıdan uzak millî heyet oluşturmak, askerî/millî örgütleri dağıtmamak, **Sivas’ta ulusal kongre toplamak** ve sancakların güvenilir temsilcilerini göndermektir. Ayrıca Erzurum Kongresi için çağrı da yer alır.
Bu sebeple Amasya Genelgesi **Millî Mücadele’nin gerekçe, amaç ve yöntemini ortaya koyan ihtilal bildirisi** niteliğindedir. İstanbul Hükûmetinin yetersizliğini vurgulaması, mücadele iradesinin halktan gelmesi gerektiğini öne çıkarır.
6. Sine-i millete dönüş ve Erzurum Kongresi (23 Temmuz–7 Ağustos 1919)
İstanbul’un geri çağırma talimatına uymayan Mustafa Kemal **3 Temmuz’da Erzurum’a** geldi. **8–9 Temmuz gecesi**, askerlik mesleğinden ve resmî görevinden ayrıldığını bildirerek **sine-i millete dönme** kararı aldı. Bu kavram, askerî veya siyasi unvanı bırakarak halkın arasında mücadeleyi sürdürmeyi ifade eder. **Kazım Karabekir’in ve 15. Kolordunun desteği**, onun görevden ayrılmasıyla mücadelenin sona ermediğini gösterdi.
**Doğu Anadolu Müdâfaa-i Hukuk-ı Millîye** ile **Trabzon Muhâfaza-i Hukuk-ı Millîye** cemiyetlerinin topladığı Erzurum Kongresi, Rum ve Ermeni devleti kurulması tehlikesine karşı bölgesel amaçlarla planlandı. Fakat kongre kararları bütün vatanı ilgilendirdi: **Millî sınırlar içinde vatanın bölünmezliği**, işgale karşı milletçe direnme, gerekirse **geçici hükûmet kurma**, **Kuvây-ı Milliye’yi etkin ve millî iradeyi hâkim kılma**, azınlıklara siyasi-sosyal dengeyi bozacak ayrıcalık vermeme, **manda ve himayeyi kabul etmeme**, meclisin toplanması ve hükûmetin denetlenmesi.
Kongrede **dokuz kişilik Heyet-i Temsiliye** seçildi ve başkanlığına Mustafa Kemal getirildi. Kitap, **millî sınırlardan ve yeni hükûmet kurulmasından ilk kez söz edilmesini**, **manda ve himayenin ilk kez reddedilmesini** Erzurum’la ilişkilendirir. Toplanış bakımından bölgesel, karar bakımından ulusal olmasının nedeni budur.
7. General Harbord Raporu (1919): doğu illerine ilişkin inceleme
ABD Başkanı Wilson’un görevlendirdiği **General James Harbord** başkanlığındaki heyet, Anadolu ve Kafkasya’da Ermeni taleplerini inceledi. Kitaba göre rapor, Ermenilerin incelenen bölgede çoğunluk olmadığını ve Türklerin maruz kaldığı şiddeti belirtti; Mustafa Kemal’in liderliği ile Anadolu hareketinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. **Bristol Raporu ile karıştırma:** Bristol, **İzmir’deki Yunan işgali** ve bölgedeki nüfus hakkında; Harbord, **Anadolu-Kafkasya’daki Ermeni talepleri** hakkında bir incelemedir.
8. Sivas Kongresi (4–11 Eylül 1919): bölgesel güçlerin birleştirilmesi
**Amasya Genelgesi’nde** kararlaştırılan Sivas Kongresi, İstanbul Hükûmeti ve İtilaf Devletleri’nin engelleme girişimlerine rağmen toplandı; Mustafa Kemal başkan seçildi. Erzurum’daki kararlar bazı değişikliklerle benimsendi. **Manda ve himaye fikri tartışıldıktan sonra kesin olarak reddedildi.** Başlangıçta ayrı bölgelerde faaliyet yürüten millî cemiyetler **Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti** adı altında birleştirildi. **Heyet-i Temsiliye’nin bütün vatanı temsil etmesi** kabul edildi. **Ali Fuat Paşa** Batı Anadolu Kuvây-ı Milliye Kumandanlığına atandı ve **13 Eylül’de İrade-i Millîye gazetesi** Sivas’ta yayımlandı.
İstanbul Hükûmeti, **Elâzığ Valisi Ali Galip Bey** aracılığıyla kongreyi dağıtmaya çalıştı. Heyet-i Temsiliye, **Damat Ferit Paşa Hükûmeti çekilinceye kadar** İstanbul ile haberleşmeyi kesme kararı aldı. **30 Eylül’de Damat Ferit Hükûmetinin istifası**, Heyet-i Temsiliye’nin **ilk siyasi başarısı** kabul edildi. Kitap ayrıca Balıkesir, Alaşehir, Nazilli ve Pozantı gibi **yerel kongrelerin** de Kuvây-ı Milliye’yi güçlendirme kararları aldığını aktarır.
9. Amasya Görüşmeleri (20–22 Ekim 1919): siyasi muhataplık
Damat Ferit Hükûmetinin yerine gelen **Ali Rıza Paşa Hükûmeti**, temsilci olarak **Bahriye Nazırı Salih Paşa’yı** Amasya’ya gönderdi. Mustafa Kemal başkanlığındaki Heyet-i Temsiliye ile 20–22 Ekim 1919’da görüşülerek protokol hazırlandı. **Vatanın bütünlüğü**, azınlıklara ayrıcalık verilmemesi, **serbest seçimle Mebusan Meclisinin açılması**, barış görüşmelerinde Heyet-i Temsiliye’nin onayının aranması ve **Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyetinin hukuki varlığının kabulü** görüşülen esaslar arasındaydı.
Salih Paşa bütün kararları hükûmete kabul ettiremedi. İstanbul Hükûmeti, **Mebusan Meclisinin İstanbul’da toplanması şartıyla açılmasını** kabul etti; diğer esasları büyük ölçüde uygulamadı. Bununla birlikte görüşmeler, İstanbul Hükûmetinin **Heyet-i Temsiliye’yi resmen tanıması** yönünden önemlidir. **Sivas’ta elde edilen siyasi baskı başarısı** ile **Amasya’da sağlanan resmî tanınma** farklı gelişmelerdir.
10. Ankara’nın merkez oluşu, son Osmanlı Mebusan Meclisi ve Misak-ı Millî
10.1. Ankara ve 12 Ocak 1920 meclisi
Amasya Görüşmeleri sonrasında seçimi birçok yerde Müdâfaa-i Hukuk adayları kazandı. **Erzurum mebusu seçilen Mustafa Kemal**, İstanbul’daki işgal ortamı ve tutuklanma tehlikesi nedeniyle meclise gitmedi. **27 Aralık 1919’da Ankara’ya** gelmesinden sonra Ankara Millî Mücadele’nin merkezi hâline geldi. **Anadolu’nun merkezinde olması, güvenli ve henüz işgal edilmemesi, iletişim-ulaşım imkânları ve Batı Cephesi’ne yakınlık** bu tercihte etkiliydi.
Mustafa Kemal, İstanbul’a gidecek mebuslardan **kendisini meclis başkanı seçmelerini, Müdâfaa-i Hukuk Grubu kurmalarını ve Misak-ı Millî’yi kabul etmelerini** istedi. **12 Ocak 1920’de son Osmanlı Mebusan Meclisi** açıldı. İlk iki istek gerçekleşmedi; **Müdâfaa-i Hukuk Grubu yerine Felâh-ı Vatan Grubu** kuruldu. **28 Ocak 1920’deki gizli oturumda Misak-ı Millî kabul edildi.**
10.2. Misak-ı Millî’nin altı temel kararı
**1. Toprak bütünlüğü:** Mondros imzalandığında işgal altında olmayan Osmanlı toprakları bölünmez bütündür; işgal altındaki bölgelerin ve Arap topraklarının geleceğine bölge halkı karar verir.
**2. Elviye-i Selâse:** **Kars, Ardahan ve Batum** için halk oylaması öngörülür.
**3. Batı Trakya:** Geleceği halk oylamasıyla belirlenecektir.
**4. Boğazlar:** İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının güvenliği korunacak, ticaret gemilerine açılma koşulları Türkiye ile ilgili devletler arasındaki anlaşmaya göre belirlenecektir.
**5. Azınlık hakları:** Komşu ülkelerdeki Müslümanlara da aynı haklar tanınması şartıyla güvence sağlanacaktır.
**6. Tam bağımsızlık:** Mali, idari ve siyasi bağımsızlığı kısıtlayan engeller, özellikle **kapitülasyonlar**, kaldırılacaktır.
Bu kararlar yalnız sınır çizme çabası değildir. **Toprak bütünlüğü**, **halk iradesi**, **karşılıklılık** ve **ekonomik-siyasi bağımsızlık** birlikte savunulur. Kitabın Misak-ı Millî haritasında Batum, Gümülcine, İskeçe, Halep ve Musul çevresi gibi bugün Türkiye sınırları dışında kalan yerlerin gösterimi, tarihî kararların mevcut sınırlarla karıştırılmaması gerektiğini hatırlatır.
10.3. 16 Mart 1920’de İstanbul’un resmen işgali
Misak-ı Millî kararlarından rahatsız olan İtilaf Devletleri **16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal etti**. Mebusan Meclisi dağıtıldı; bazı vekiller tutuklandı, sürgün edildi, bazıları da Ankara’ya geçti. Böylece son Osmanlı Mebusan Meclisinde alınan millî kararlarla işgalci devletlerin tutumu arasındaki çatışma açık hâle geldi. Kitaptaki 'Esir İstanbul' okuma metni, askerî işgalin halk ve subaylar üzerindeki psikolojik etkisini, özellikle ulaşım ve haberleşme denetimine ilişkin kaygıları edebî bir anlatımla yansıtır.
Sık Karıştırılan Noktalar
- **Kuvây-ı Milliye** silahlı yerel milis birlikleridir; **Müdâfaa-i Hukuk** hakları savunan sivil cemiyet ve örgütlenme ağıdır.
- **Havza** miting ve protesto çağrısıyla millî bilinç oluşturur; **Amasya Genelgesi** gerekçe, amaç ve yöntemi belirtir.
- **Erzurum** bölgesel toplanışlı, ulusal kararlı kongredir; **Sivas** ulusal örgütlenmeyi tek çatı altında toplar.
- **Erzurum** manda ve himayeyi ilk reddeder; **Sivas** kesin olarak reddeder.
- **Damat Ferit’in istifası** ilk siyasi başarıdır; **Amasya Görüşmeleri** Heyet-i Temsiliye’nin resmen tanınmasıdır.
- **Bristol** İzmir/Yunan işgali; **Harbord** Anadolu-Kafkasya/Ermeni talepleriyle ilgili rapor verir.
- **28 Ocak** Misak-ı Millî’nin kabulü; **16 Mart** İstanbul’un resmî işgalidir.
Soru Çözerken Kullanılabilecek Yaklaşım
- Önce soru kökündeki **tarih, kurum ve coğrafyayı** saptayın. 'İzmir' veya 'Doğu Anadolu' gibi yer ipuçlarını kanıtla birlikte okuyun.
- **İlk – kesin – bütün yurdu kapsayan – resmen tanınan** gibi sözcükleri ayırın. Bunlar Erzurum, Sivas ve Amasya Görüşmelerini birbirinden ayırır.
- Metin verilmişse **bir kararın amacı, alınması ve uygulanması**nı ayrı değerlendirin. Örneğin Amasya Görüşmelerinde her karar uygulanmamıştır.
- İki olay arasında bağlantı kurarken tarih sırasını denetleyin: İzmir/Samsun → Havza → Amasya Genelgesi → Erzurum → Sivas → Amasya Görüşmeleri → Meclis/Misak-ı Millî → İstanbul’un resmî işgali.
- 'Bir kavram neyi koruyor?' diye sorun: **silahlı direniş, sivil savunuculuk, ulusal irade, dış desteğe bağımlılık, ekonomik bağımsızlık** kavramlarını yerli yerine oturtun.
Konu Özeti
İzmir işgali karşısında tepkiler, mitingler ve Kuvây-ı Milliye oluştu; cemiyetler işgal karşısında farklı çözümler ileri sürdü. Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışından sonra Havza Genelgesi protestolarla millî bilinci, Amasya Genelgesi ise mücadelenin gerekçe, amaç ve yöntemini duyurdu. Erzurum Kongresi ulusal kararlar aldı; Sivas Kongresi millî cemiyetleri ve temsil yetkisini bütün ülkeye yaydı. Amasya Görüşmeleri Heyet-i Temsiliye’nin resmen tanınmasını sağladı. Son Osmanlı Mebusan Meclisi Misak-ı Millî’yi kabul etti; bunun ardından İstanbul resmen işgal edildi.
Konuyu Bitirdiğinde Bunları Yapabiliyor Olmalısın
- İzmir işgalinin toplumda doğurduğu protesto ve direnişi gerekçeleriyle açıklayabilmek.
- Cemiyetleri isimleri, coğrafyaları, hedefleri ve destek türleri bakımından ayırabilmek.
- Mustafa Kemal’in resmî göreviyle millî örgütlenme hedefi arasındaki farkı ortaya koyabilmek.
- Havza, Amasya, Erzurum, Sivas ve Amasya Görüşmelerini kronolojik ve kavramsal olarak karşılaştırabilmek.
- Bristol ve Harbord raporlarının farklı konularını belirleyebilmek.
- Misak-ı Millî’nin altı kararını temel ilkelerle ilişkilendirip 1920 İstanbul işgalinin sonuçlarını yorumlayabilmek.
Bu Üniteyi Pekiştir
Konuyu tamamladıysan çalışma notlarıyla tekrar yapabilir veya seviyene uygun testlerle kendini ölçebilirsin.
Bu Konuyla İlgili Testler
12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Millî Mücadele Millî Mücadele’ye Hazırlık Dönemi - Kolay Test
20 soru
Temel kavramları kontrol et
12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Millî Mücadele Millî Mücadele’ye Hazırlık Dönemi - Orta Test
20 soru
Bilgini uygulamaya geçir
12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Millî Mücadele Millî Mücadele’ye Hazırlık Dönemi - Zor Test
20 soru
Detay ve yorum gücünü ölç
12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Millî Mücadele Millî Mücadele’ye Hazırlık Dönemi - Karma Test 1
20 soru
Gerçek sınav temposunda kendini dene